OTİZM

Otizm iletisim ve sosyal gelisim alanlarindaki kisitlilikla seyreden ve çocugun gelisimini önemli derecede olumsuz etkileyen bir bozukluktur. Dogustan gelen bir bozukluk olmasina ragmen, belirtiler bebeklik ve erken çocukluk döneminde belirmeye baslar. Konusmanin gecikmesi veya gelismemesi, ilgi alanlarinda sinirlilik, insanlar ile iliski kurma yerine cansiz nesnelerle ilgilenme, oyuna ilgi duymama, yasitlariyla oyun oynamama ve tekrar edici basmakalip davranislarda bulunma gibi özellikler ile kendini gösterir.

Otistik çocuklarda normalden sapan davranislar 4 grupta toplanir.

Sosyal etkilesimde yetersizlik :
Gözlerinize bakmazlar,
Kayitsizdirlar,
Ismi ile çagrildiginda çogu kez aldirmazlar,
Duymuyormus gibi davranirlar,
Yasitlari ile oyun oynamazlar
Tek baslarina kalirlar,
Baskalarinin duygularini ve düsüncelerini anlamakta güçlük çekerler ya da uygun
tepkilerle karsilik veremezler.

Iletisimde ve oyunda yetersizlik:
Konusma gecikir, dil gelisimi geride kalir,
Konusmayi bir iletisim amaci ya da araci olarak kullanmazlar
Beden dilini kullanmada ya da anlamada zorlanirlar
Oyuna ve oyuncaga ilgisiz kalirlar
Rol yapmazlar, hayali oyunlari yoktur.

Takintilar:
Nesne takintilari vardir, herhangi bir nesneyi özellikle sert nesneleri ellerinde tutarlar, tasirlar. Çevirerek, döndürerek izlerler ya da koklarlar
El çirpma, sallama, sallanma, kosma, dönme gibi yineleyen davranislari vardir,
Sadece bir ya da birkaç kisitli konu ile ilgilenirler,

Günlük yasamda belli isleri, belli sekillerde yapma konusunda asiri israr ederler . Düzen degisikliklerine ya da aksamalara karsi asiri tepkide bulunurlar. Genellikle degisime direnç gösterirler . Aynilikta israrlari vardir

Diger belirtiler:
Görme, isitme, tat, koku ya da dokunma duyularinin bazilarinda ya da tümünde asiri duyarlik gösterirler,
Aciya karsi duyarsizdirlar. Düstüklerinde, yaralandiklarinda caninin yandigina iliskin tepki göstermezler,
Asiri hareketlilik ya da hareketsizlik gösterirler,
Tehlikeler karsisinda duyarsizdirlar.

Bu belirtilerin birkaçi ya da çogu bir arada gözlenebilir.

Olasi nedenler

Otizmin nedenleri kalitimsal etkiler üzerinde önemle durulmaktadir. Otizmi olan çocuklarin kardeslerinin de otizm tanisi alma yüzdelerinin %3-6 arasinda oranlara ulastigi belirtilmektedir. Otizmin nedenlerini aydinlatmaya yönelik yapilan son dönem arastirmalarda genetik, beyin islevleri, bagisiklik sistemi etkenleri de incelenmektedir. Organik, nörolojik ya da biyolojik faktörlerin otizmin nedenleri arasinda önemi göz ardi edilememektedir. Otizme yol açan önemli etkenlerden biri de pek çok çalismada vurgulanan, gebelikte görülen beklenmedik sorunlar ve dogum travmalari olabilir. Ayrica Otistik çocuklarin beklenmedik yasam degisiklikleri, ayriliklar, uyaransiz kalma ve benzeri stres yaratan durumlara duyarli olduklarini gösteren çalismalar da bulunmaktadir.

Otistik çocuklarin ve ailelerin sorunlarla bas edebilme yollari

Otistik çocugu olan aileler için en önemli soru, kendilerini nelerin bekledigi ve çocuklarini ileride nasil olacagidir. Özellikle çok erken yaslardaki duruma bakip çocugun ileride hangi noktaya gelecegini ve nasil bir gelisim gösterecegini kestirmek zordur. Aileler çocuklarinin öncelikli olarak konusup konusamayacagini sonra, okula gidip gidemeyecegini giderse ne tür güçlüklerle karsilasacaklarini bilmek isterler. Çocugun içinde bulundugu durumun erken fark edilmesi ve egitim aldigi sürece çocugun izlenmesi, güçlü ve zayif taraflarinin ortaya çikarilmasi aileye ve egitimciye yol gösterir. Otizmde ilerisi için umudu artiran etkenlerden birincisi erken tanidir. Olabildigince erken fark edilerek çocugun çocuk ruh sagligi klinigine götürülmesi ve taninin konmasi ya da en azindan belirtilere yönelik tedavi edici girisimlerin baslatilmasi çocugun iliski kurma güçlügü ile bas edilmesini kolaylastirir.

Erken tani ve müdahale: çocugun kendine ve çevresine farkindaligini, ilgilerini, ögrenmesini ve becerilerini gelistirmesini hizlandirir. Ailenin ve çocuga tani koyan uzmanlarin çocugu gelisimsel düzeyine uygun bir müdahale programina hizla baslatmasinda yarar vardir. Okul öncesi dönemde konusmasi gecikmis ya da durmus ve ilgi alani kisitli yasina uygun becerileri göstermeyen bir çocugun klinikte ayaktan bireysel tedavisinin yani sira uygun bir kres ya da anaokuluna gönderilmesi ve özel egitim programina alinmasi gerekir. Bu müdahalede bireysel tedavi erken yaslarda çocugun ana babasinin da katilimiyla farkli yöntemlerle uygulanabilir.

  • Anne baba ve çocuk birlikte oyun terapisine alinabilirler. Video kayit yöntemleri ile terapi yürütülebilir.
  • Çocugun yasi ve gereksinimi göz önüne alinarak bireysel tedavi uygulanabilir.
  • Çocugun yasitlari ile bir arada olmasinin saglanabilmesi için bir krese ya da ana okuluna gönderilmesi de tedavinin bir parçasidir. Özellikle taklit becerisinin gelisimi ile otistik çocuk yasitlariyla bir arada olmaktan yararlanir. Dil gelisimi hizlanir. Duygusal ve sosyal gelisimi desteklenmis olur.
  • Otistik çocuklarin kendi haline birakilmamasi gerekir. Bu nedenle belirli bir düzen içinde egitim ve ögretim olanaklarindan yararlanmasi saglanmalidir. Ilkögretim çagina geldiginde de okula gitmelidir.

Otistik çocugun otistik belirtilerinin derecesi de gelisimini olumsuz etkileyebilecek bir diger faktördür. Belirtiler çok agir ve çocugun yasi büyükse tedavisi klinikte aralikli izlenerek ve bir özel egitim kurumuna gitmesi saglanarak yürütülür. Çesitli sosyal ve sportif etkinliklerden de yararlanmasi mümkündür.

Otistik çocugun gelisimini etkileyen bir diger faktör de çocugun için de bulundugu çevredir. Otistik çocuklarin da tüm çocuklar gibi bol uyarana gereksinimleri vardir. Çocugun uyaranlari kabul derecesine göre çevresi düzenlenmelidir. Çocuga;

  • dokunmak
  • onunla konusmak
  • çevresinde olup biteni onun anlayabilecegi gibi sade bir dille ona anlatmak, yasadiklarini, birlikte geçirdikleri anlari çocuga anlatmak,
  • masal ve hikaye okumak,
  • resimli kitaplara bakmak ve
  • günlük kullanim alani içindeki esyalarin adini, islevini ögretmek önemlidir.

Oyun alani, oyuncaklar, yasitlariyla birlikte olma, sosyal yasamin bir parçasi olma çocugun gelisimini hizlandirir.

Otistik çocuklarla ilgilenirken birinci adim çocukla iliski kurmaktir. Çocukla iliski kurarken, eger çocugun tercih ettigi bir iliski ya da oyun varsa, öncelikle onun seçilmesi ve sürdürülmesi gerekir. Çocugun iliski biçimi ya da oyunu tek düze olsa bile, bu oyun ya da iliski sekli, yetiskin tarafindan zaman içinde zenginlestirilebilir. Ancak otistik çocuklarin çogu iliski aramaz, kendi basina yineleyici davranislar yaparlar. Bu durum da anne babayi ümitsizlige düsürür ve çabuk pes etmelerine neden olabilir. Bu durumda iliski kurmanin çesitli yollari denenmeli ve pes etmeden uygun olan yol bulunmalidir. Genellikle her çocuk gidiklanma, hoplatma, kucakta yüz yüze oturarak sallanma ve sarki söyleme gibi oyuncaksiz oynanabilen oyunlardan keyif alir. Çocukla iliski kurmaya çalisirken ve oyunlar oynanirken;

- çocukla yüz yüze ve göz göze gelmeye çalisilmalidir

- çocukla oynayan kisinin oyunlara keyifle ve içtenlikle katilmasi önemlidir. Mekanik ve ödev gibi yapilan oyunlara çocuklar da içtenlikle katilmazlar. Çabuk geri çekilirler.

Iliski kurma yollarindan bir digeri de, hayali oyunlarin gelistirilmesidir. Otizmi olan çocuklarin temel belirtilerinden bir tanesi de kendiliginden hayali oyuna baslamamalari ya da katilmamalaridir. Bu tür oyunlar için, evcilik oyuncaklari gibi hayali oyunlar oynayabilecegi oyuncaklar gerekir. Günlük yasamini anlayabilecegi ve anlamlandirabilecegi yeme yedirme, uyku, alisveris ve piknige gitme gibi oyunlarin oynanmasi yararlidir. Oynanan oyunlar çocugun ilgisini çekmiyormus gibi görünse bile oyun sürdürülmelidir. Oyuna ilgi çekebilmek için önce oyuncagin islevi gösterilir sonra çocugun yasantisiyla ilgili önemli olaylar oyunlastirilir. Bütün çocuklar için yemek yemek, yedirmek, uyumak ve uyutmak, banyo yapmak berbere gitmek, doktora gitme önemli olaylardir. Hayali oyunlar çocugun belleginin gelismesini, hayal kurmasini, olaylari akilda tutmasini saglar. Yasam olaylari, günlük yapilan faaliyetler kisa hayali oyun senaryolari haline getirilip, 2-3 cümlelik oyunlar seklinde oynanabilir. Eger oyun çocugun ilgisini çekmediyse 4-5 dakika sürdürülür ve belirli sonuç bölümüyle sonlandirilir. Bu oyunlar esnasinda öncelikle çocugun ilgilendigi oyun üzerinden ve onu izleyerek oynamaya dikkat edilmelidir.

Etkinlikler çocugun gelisimsel düzeyine, dikkatini toplama süresine, bellek kapasitesine ve el becerisine uygun olmalidir. Çocugun gelisim düzeyinin üstündeki etkinlikler onu basarisiz hissettireceginden hevesini azaltacaktir.

  • Çocukla iliski kurulurken ve egitimde kullanilan dil çocugun düzeyine uygun olmalidir. Iletisim problemi olan çocuk için kisa ve net cümleler kullanmak önemlidir.
  • Çocugun oyun ve egitim saatlerini tek ve uzun bir sürede yapmaktansa kisa sürelerde sik sik tekrar ekmekte yarar vardir.
  • Çocuk ile konusurken onun göz seviyesine egilmek ve ona bakarak konusmak gerekir.
  • Çocuktan bir sey yapmasi istenirken kisa ve net cümleler kullanilmalidir, örnegin “buraya gel” gibi ve vurgulanarak söylenmelidir.
  • Çevrede çocugun dikkatini dagitacak uyaranlar olmamasina özen gösterilmelidir.
  • Oyun kurulacak malzeme ile çocugun önceden serbestçe oynayip kesfetmesi çocugun oyuna merakini arttirir.
  • Çocugun dikkatini toplamasini kolaylastirmak için abartili mimikler, tonlamalar yapmak etkili olacaktir.

Iliski kurma asamasinda zorluk çekilen davranislar arasinda; göz göze gelme adiyla çagrildiginda bakma, selamlasma, anlama, taklit, istekleri yerine getirme, farkindalik davranislari sayilabilir. Göz göze gelme ve adi söylendiginde bakma saglandiktan sonra, iliski kurma boyutunda çok önemli bir mesafe kaydedilmis olur.

 

Otizmde Tedavi Yaklasimlari

Bugün otizm tedavisinde en önemli yaklasim özel egitim ve davranis tedavileridir, nadiren ilaç tedavisi kullanilir. Tedavi plani kisiden kisiye degismektedir, çünkü yaygin gelisimsel bozukluklarin belirtileri genis bir yelpazede yer alir ve çocugun yas düzeyine geriliginin agirlik derecesine göre degisir.

Otistik çocuklarin kendine özgü ögrenme gereksinimleri ve özellikleri vardir. Egitim uygulamalari açisindan bu özelliklerin dikkate alinmasi gerekmektedir. Söz konusu özellikler bütün otistik çocuklarda bulunmamasina karsin çogunda, siklikla gözlenmektedir. Otistik çocuklarin ögrenme özellikleri asagidaki gibi açiklanmistir;

  • Organizasyon Güçlügü; otistik çocuk için organizasyon karmasik, birbiriyle baglantili ve soyut bir durumdur. Sistematik aliskanliklar ve çalisma rutini olusturulmasi bu güçlüklerin giderilmesinde etkili olur. Bu amaçla organizasyon güçlükleri için beceri kontrol listeleri hazirlanabilir. Görsel programlar ile çocuklara neyi tamamlamis olduklari bundan sonraki asamada yapilmasi gereken seylerin neler oldugu ve ne sekilde devam edilecegi gösterilmis olur.
  • Dikkatin Kolaylikla Dagilmasi; otistik çocuklarin dikkatleri bir biçimde dagiliyor olsa da, dikkatlerini dagitan unsur çocuktan çocuga farklilik gösterir. Bu durumda çocugun dikkatini dagitan unsur belirlenmeli ve ona uygun bir çevre düzenlemesi yapilmalidir.
  • Otistik çocuklar yapmalari gereken islerin sirasini siklikla unuturlar. Siralamalar var olan iliskilerin fark edilmesini gerektirdiginden egitimci tarafindan genellikle göz ardi edilir.
  • Genelleme güçlükleri yasarlar, belirli bir ortamda ögrendiklerini diger bir ortama aktarmakta güçlük yasarlar. Uygun genellemeler yapilabilmesi siralamalar için gereken ilkelerin anlasilmasini ve benzer durumlarda uygulanmasini gerektirir. Genelleme becerilerinin gelistirilmesi için anne babalarla uzmanlarin dayanisma içinde olmalari, benzer yaklasimlari benimsemeleri ve benzer becerilerin gelistirilmesine odaklanmalari gerekir.
  • Otistik çocuklarda sayisal kavramlari anlama yetenegi sira disi bir biçimde gelismis olabilir ancak organizasyon ve iletisim yetersizlikleri nedeniyle bu yeteneklerini kullanamayabilirler.

 

Otizm tedavisinde erken tani ve tedavi, hastaligin seyrini degistirmek ve çocugun daha yüksek bir iyilik düzeyine ulasmasini saglamak bakimindan önemlidir. Ayrica özel egitimin bir an önce baslatilmasi için önemlidir. Erken tani konan otistik çocuklarla yapilan çalismalarda özellikle sosyal, duygusal ve dil alaninda büyük gelismeler saglanmistir. 5-6 yasina kadar hiçbir tedavi uygulanmayan çocuklarda ise zamanla gösterdikleri pek çok davranisin bile kayboldugu bilinmektedir.

 

Otizm Yaygin Gelisimsel Bozukluklar kapsami içinde yer alan bir çocuk ruh sagligi sorunudur. Yaygin gelisimsel bozukluklar kapsami içinde:

Rett Sendromu ; baslangiçta bas çevresi dahil, normal gelisme gözlenir, ancak 5 aylik ile 4 yas arasindabas çevresi yeterince büyümez, takiben el becerilerinin kaybi ve stereotipik el burma hareketleri gözlenir. Sosyal beceriler ve ifade edici alici dil gelisimi 2 veya 3 yaslarinda bozulur.

Çocukluk Dezintegratif Bozuklugu ; çocuklar 2-4 yaslarinda normal gelisim gösterirler, sonrasinda sosyal, iletisim, konusma ve uyum becerilerinde asiri gerileme (regresyon) olusur.

Asperger Bozuklugu ; normal bir zeka ve normale yakin gelisimi olan ancak, karsilikli sosyal etkilesim ve iliskilerde niteliksel bozukluklar, bazi tuhaf davranislarla kendini gösteren bir bozukluktur. Asperger bozuklugu olan çogu çocuk normal dil gelisimine sahip olmasina ragmen, yüz ifadeleri ve sosyal jestleri siklikla sosyal etkilesim gibi eksiktir. Diger insanlara nasil yaklasilacagi konusunda “sezgisel bilgileri” eksiktir.

 

Otistik çocugu olan aileleri, çocugun tedavisinin saglanmasi ve izlenmesi konusunda Tani Özel Egitim Merkezi, çocuk ruh sagligi klinikleri, özel egitim okullari, MEB Özel Egitim Rehberlik ve Danisma Hizmetleri Genel Müdürlügü, MEB Rehberlik ve Arastirma Merkezleri gibi kurum ve kuruluslardan yardim alabilirler.

Merkezimizde alaninda uzman pedagog ve özel egitim ögretmenleriyle otistik çocuk ve gençlerimize yönelik egitim ve ögretim çalismalari yapilmaktadir.