Bedensel Engelliler Öğrenme ve Öğretme

Bedensel Engelliler Öğrenme ve Öğretme Süreci

ÖĞRENME VE ÖĞRETME SÜRECİ 

Programın amacına uygun olarak yürütülebilmesi için öğrenme ve öğretme sürecinin etkili olarak kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir: 

öğrenme ve öğretme süreci planlanırken bireyin performans düzeyi, özellikleri ile öğrenme şekilleri dikkate alınmalıdır. Destek eğitim için kullanılan sürenin sonunda belirlenen hedefe ulaşılabilmesi için zaman kullanımı en doğruşekilde planlanmalıdır. Öğrenme ve öğretme sürecinde uygun strateji, yöntem, araç gereç ve materyaller seçilmelidir. 

Programda yer alan etkinliklerin, somuttan soyuta, kolaydan zora doğru aşamalı olarak hazırlanmasına ve uygulanmasına dikkat edilmelidir. 

çalışmalarda kullanılan dilin ve uygulanan etkinliklerin bireyin yaşına ve özelliklerine uygun olmasına özen gösterilmelidir. 

günlük yaşamda bireylerin etkili iletişim kurabilmeleri ve iletişim stratejilerini kullanabilmeleri için uygun ortamlar hazırlanmalı ve etkinlikler çeşitlendirilmelidir.

a. Destek eğitim Programı Bireyselleştirilmiş eğitim Programına nasıl Kaynaklık Eder? 

Bedensel engelli birey için BEP geliştirme birimince hazırlanacak Bireyselleştirilmiş eğitim Planları, gelişim basamakları göz önüne alınarak hazırlanmış olan Bedensel Engelliler Destek eğitim Programı’na dayalı olarak oluşturulacaktır. Bireyin performansı alınırken esas olan, programda belirtilen kazanımların hangilerini yapabildiğidir. Bireyin gerçekleştiremediği kazanımlar verilecek eğitim için yol gösterecektir. Bu amaçla”ölçme ve değerlendirme” de örneği verilen Kaba Değerlendirme Formu kullanılarak bireyin Programın hangi düzeyinde performans gösterdiği tespit edilebilir. Modüller içerisinde yer alan kazanımlar, aynı zamanda gelişim basamaklarına ve bireyin yetersizlik türünde ulaşabileceği olası maksimum düzey göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. BEP içerisinde yer alacak uzun dönemli hedefler ve buna bağlı kısa dönemli hedefler, bireyin yetersiz olduğu kazanımlardan öncelik sırasına göre belirlenecektir. Verilecek eğitim etkinliği sonunda ilerlemeyi ölçmek için yapılacak değerlendirme süreci, yine programa dayalı olarak gerçekleştirilecek olup bireyin BEP’inde yer alan kazanımlarla sınırlı olacaktır.”ölçme ve değerlendirme” Bölümünde örneği verilen Performans Kayıt Tablosu kullanılarak bireyin ay içerisindeki kazanımlar net olarak görülecektir. Bu performans tablolarında bireyin gelişim düzeyine temel teşkil eden basamaklar Tanımlanmış olup gerekli olduğunda bu basamaklara ait alt hedefler oluşturulabilir. içerikleri hem performans alımında hem de değerlendirmede kontrol listesi olarak kullanılabilecekşekilde hazırlanmış olup uygulamacının günlük çalışma planlamasında görülecektir. Yıl sonunda toplam ilerlemeyi Görmek, rehberlik ve araştırma merkezine bireyin geldiğii düzeyi bildirmek için”ölçme ve değerlendirme” Bölümünde verilmi olan Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formu kullanılacaktır. 

Bireyselleştirilmiş eğitim Programı Nedir ?

Bireyselleştirilmiş eğitim Programı, ÖZEL gereksinimli bireyin gelişimi veya ona uygulanan Programın gerektirdiği disiplin alanlarında (öz bakım, akademik beceriler, sosyal beceriler, iletişim vb. ) eğitsel gereksinimlerini karşılamak üzere uygun eğitim ortamlarından (okul, Özel eğitim okulu, ÖZEL sınıf, mesleki eğitim merkezi vb. ) ve destek hizmetlerden (kaynak oda, sınıf-içi yardım, dil ve Konuşma terapisi, fiziksel rehabilitasyon vb. ) en üst düzeyde yararlanmasını öngören yazılı dökümandır. Bu döküman aile, öğretmen ve ilgili uzmanların iş birliği ile planlanır ve bireyin ailesinin onayı ile uygulanır. 

Bireyselleştirilmiş eğitim Programlarının Öğeleri Nelerdir?

1.öğrencinin o andaki eğitsel işlevde bulunma veya performans düzeyi 

Ayrıntılı değerlendirme sonuçlarına dayalı olarak hazırlanan, öğrencinin yapabildikleri ve yapamadık betimlenmesidir. İlerlemelerin görülebilmesi için performans düzeyinin betimlenmesi son derece önemlidir. çünkü bu betimlemeler değerlendirme sonuç açık ve anlaşılır olmasını, Ayrıca bireyin belirli gereksinimlerini tanımlamayı ve öncelik sırasına dizmeyi sağlar. 

2.Eğitsel performans düzeyi, bulunduğu gelişim evresi ve yaş gibi faktörler dikkate alınarak belirlenen bir yılın sonunda gerçekleşecek uzun dönemli amaçlar 

Uzun dönemli amaç; bir öğretim dönemi ya da bir öğretim yıl sonunda gerçekleştirmesi istenen davranışlardır. Yıllık amaçlar da denilebilir. Uzun dönemli amaç seçiminde; bireyin önceki başarısı, varolan performans düzeyi, tercihleri, seçilen amaçların uygulanabilirliği, öncelikli gereksinimleri, amaçların kazanım için ayrılan zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun dönemli amaçlar; a) öğrencinin var olan performans düzeyi ile ilgili olmalı, b) Uzun dönemli amaç alanı açıkça Tanımlanmal , c) Uzun dönemli amaçlar ölçülebilir olmalı, ) Anlaml olmalı, d) kısa dönemli amaçları kapsamalıdır.

3.Uzun dönemli amaçlara ulaşmayı sağlayacak kısa dönemli amaçlar 

kısa dönemli amaç; öğrencinin var olan performans düzeyi ile uzun dönemli amaç arasında kalan ve daha kısa sürede gerçekleştirilen amaçlardır. kısa dönemli amaç ifadelerinde bireyden, beklenen davranışın Tanımlanması, davranış koşul belirlenmesi (sözel istekler ya da yönergeler, yazılı istekler ya da yönergeler, materyaller, gereksinim duyulan yardım düzeyi, çevresel ortam ve uyarlamalar) ögelerine yer vermelidir. 

Bireyselleştirilmiş eğitim Programlarında;

Bireye sağlanabilecek Özel eğitim ve destek hizmetleri,

Bireye sunulacak olan hizmetlerin ne zaman başlayacağı, devam edeceği ve biteceği süreyi, değerlendirme zamanlarını belirten bir zaman çizelgesi,

Bireye sunulacak hizmetlerden sorumlu olan kişiler,

BEP’in objektif ölçütlere dayalı olarak hangi araçlarla ve nasıl değerlendirileceği belirtilmelidir. 

BEP nasıl ve Kimler tarafından Geliştirilir? 

BEP’in geliştirilmesi için bireyi farklı alanlarda değerlendirecek, onun normal, ÖZEL ve destek hizmetlerden en üst düzeyde yararlanmasını sağlayıp kararları alacak bir ekip oluşturulur. Bu ekipte, kurum yöneticisi, fizyoterapist, ihtiyaca göre Özel eğitim öğretmeni, çocuk gelişimi öğretmeni, okul öncesi öğretmeni, sınıf öğretmeni, kurum psikoloğu veya rehber öğretmen, dil ve Konuşma terapisti, odyolog, sosyal çalışmac gibi farklı uzmanlar bulunur. BEP ekibinin anahtar üyesi bireyin ailesidir. BEP toplantılarına duruma göre bireyin kendisi de katılabilir. 

b. Öğretim Yöntem ve Teknikleri 

Bedensel Engelli Bireyler Destek eğitim Programı’nın kaba motor becerilerin geliştirilmesi BÖLÜM , nörogelişimsel Yaklaşımları esas almaktadır. Bu yöntem, merkezi sinir sisteminin gelişimine uygun olarak oluşturulmu ve engelli bireyin fiziksel, zihinsel, psikolojik ve sosyal kapasitesine göre belirlenmiş hareketleri, fonksiyonel aktivitelerini ve bireyin ihtiyaçlarına uygun belirlenmiş ÖZEL egzersiz ve hareket Yaklaşımların içerir. Bu kapsamda kaba motor beceriler için uygulanabilecek Yaklaşımların ana başlıkları aşağıda özetlenmiştir:

Motor gelişim basamaklarının kolaylaştırılması

Var olan hareketlerin kalitesinin artırılması

Düzeltme ve denge reaksiyonlarının geliştirilmesi

Kas kuvvetlendirme ve dayanıklılık egzersizleri

Normal olmayan hareket ve reflekslerin baskılanması (inhibisyonu)

Normal hareket ve reflekslerin kolaylaştırılması (fasilitasyonu)

Kas sertliçini (tonusunu) düzenleyici pozisyonlamalar

ağırlık taşıma ve aktarma egzersizleri

Kas iskelet sistemine ait oluşabilecek bozuklukların önlenmesi

Aktivitelerde koordinasyonun sağlanması

Fonksiyonel beceri eğitimi

günlük yaşam aktiviteleri için gerekli yardımcı cihaz ve araçların belirlenmesi

Spastik tip serebral palsili bireylerde gövdeye doğru ve az olan, kol ve bacak hareketlerinin artırılması, atetoid tip serebral palsili bireylerde kontrolsüz ve gövdeden dışarı doğru hareketlerin azaltılması, ataksik tip serebral palsili bireylerde ise dengenin sağlanması ve gövde kontrolünün geliştirilmesi ana hedef olmalıdır.

Bireylerde zorlayıcı aktivitelerin var olan hareket bozukluğunu artırdığı unutulmamalıdır. Bu bireylerin eğitim uygulamaları sırasında pasifleştirilmesinden kaçınılmalı, bireylerin aktif olması sağlanmalıdır. Aktiviteler sırasında uygulayıcı, bireyin harekete katılımını beklemeli; bireyi hazır olmadığı hareketlere zorlamamalıdır.

önce motor becerilere ait bağlıklar ise şunlardır:

Kavrama ve bırakma için verilen aktiviteler

çizim becerilerine yönelik aktiviteler

El becerilerine yönelik aktiviteler

El göz koordinasyonunu geliştirmeye yönelik aktiviteler

Taktil(dokunma) sistemini uyarmaya yönelik aktiviteler

Proprioseptif (vücut farkındalığı) sistemini uyarıcı aktiviteler

Vestibuler (denge) sisteme yönelik aktiviteler

eğitim Ortam düzenlenmesi

Programda yer alan becerilerin öğretimi sırasında birey, ilgili beceri için gerekli araç-gerecin hazır bulunduğu ortamda eğitimini sürdürecektir. eğitim ortam zemininde yumuşak ve kolay temizlenebilir malzeme kullanılmalıdır. eğitim ortam yeterince hava, ısı, ışık alması sağlanmalıdır. Bu ortamlar çok gürültülü olmamalı, çocuğun ve uygulayıcının rahat çalışabileceği bir büyüklükte olmalıdır. Bina içerisinde bedensel engellinin hareketini sınırlamayacak yapısal düzenlemeler yapılmış olmalıdır. Gerek görülen yerlerde rampa, tutamak, bar, asansör gibi ek önlemler alınmalıdır. Gerektiçinde birey, sınıf ortamı dışına çıkarılarak doğal ortamlarda gerçek nesneler kullanarak eğitimini sürdürecektir. yapılandırılmış ortamlarda verilen eğitim çalışmaları, doğal ortamlara aktarılarak genelleme sağlanmalıdır. Bireylerin eğitiminde kullanılan araç gereç her uygulama sonrasında temizlenerek gerekli hijyenin sağlanması önem arz etmektedir. Gerektiçinde bireyin kişisel bakım ve Temizliği sağlanarak eğitim etkinliğinin hem birey hem uygulayıcı açısından verimliliği artırılmalıdır.

Bedensel Engelli Bireyler Destek eğitim Programı uygulanırken aşağıdaki araç gereçlerden yararlanılır:

Minderler

Değişik yükseklikte ve ebatta çalışma minderleri

çeşitli ebatlarda egzersiz topları

Duvarlara monte edilmiş hareketli aynalar

Denge tahtası

Yürüteç (Walker), üç noktalı baston (tripod) gibi yürümeye yardımcı olan araçlarParalel bar

Tırmanma merdiveni

çocuğu pozisyonlamak için değişikşekil ve büyüklükte rulo, kama ve yastıklar

Pozisyonlama için destekli ve desteksiz sandalye, tabure ve sıralar

Ayakta durma masaları (standing table)

çeşitli ağırlıklarda kum torbaları

Kaba ve ince motor beceri değerlendirme formları

ÖZEL değerlendirme ve test materyalleri (duyu Bütünlüğü, el fonksiyon testleri)

Top havuzu ve topları

Duyu (vestibüler) stimülasyon için değişikşekillerde salıncak (T salıncak, platform salıncak)

Trambolin

Dokunma algılaması için farklı ÖZELlik veşekillerde materyaller

çocuklara ÖZEL basket potası ve topu

Bowling topu ve labutları (oyuncak)

Değişik boyut ve renklerde legolar

Geometrikşekil ve renkleri eşleştirilebileceği oyuncaklar

Delikli tahta platform ve çubuklar

Aktivite eğitim düzeneği (üzerinde düşme, fermuar, çıt çıt gibi malzemelerin bulunduğu) Teller üzerinde değişik yönlerde hareket edebilen boncuk veya topların olduğu platform

çeşitli vücut kısımları çıkarılabilen bebek oyuncaklar

Basılı görsel ve işitsel materyaller

Bilim ve teknolojik gelişmeye uygun yeni materyaller

BEDENSEL ENGELLİLER DESTEK EĞİTİM PROGRAMI

Bedensel Engelliler Ölçme ve Değerlendirme

Bedensel Engelliler Ölçme ve Değerlendirme

Ölçme ve değerlendirme Modülü

ÖLÇME VE değerlendirme 

ölçme, bireylerin belirli özelliklere sahip olup olmadığının, sahipse sahip olu derecesinin belirlenerek sonuçların sembollerle ve sayı sembolleri ile ifade edilmesidir. değerlendirme ise ölçme sonuçların bir ölçütle kıyaslayarak ölçülen nitelik hakkında bir karara varma sürecidir. ölçme, bir betimleme (tanımlama) işlemidir. değerlendirme ise bir yargılama işlemidir ve ölçme sonucunun bir ölçütle karşılaştırılmasına dayanır. ölçme sonucunu amacımıza göre yorumlamak; tamamen, kısmen, yeterli, yetersiz şeklinde bazı HÜKÜMLERe ulaşmak bir değerlendirmedir. Örneğin, bireyin bir dakikalık sürede kaç kelime okuduğunun saat tutarak tespit edilmesi ölçme işlemidir. Bireyin yaşı, zihinsel performansı, daha önce almış olduğu eğitim göz önünde bulundurularak okuma becerisinin (akranlarının ortalama bir dakikada okuduğu kelime sayısına göre) geri, normal ya da ileri olduğu kararına varmak ise değerlendirmedir. ölçme ve değerlendirme iki kavramdır. Bu iki kavram, öğretim süreci ile çok yakından ilgilidir. değerlendirme, öğretim sürecinin son evresidir ve öğretim için gerekli olan bir etkinliktir. ölçmenin en az üç aşaması vardır:

ölçülecek bir niteliğin olması

niteliğin gözlenebilmesi

Amaca uygun sayı ve sembollerle gösterilmesi

eğitimin her alanında ölçme ve değerlendirme olmak zorundadır. Aksi takdirde eğitim sonucunda yeterli bilgi ve becerinin kazandırılıp kazandırılamadığı ya da ne kadar kazandırıldığı, uygulanan eğitim Programının başarıya ulaşıp ulaşmadığı belirlenemez.

Özel eğitimde ölçme Ve değerlendirme 

Özel eğitime gereksinimi olan birey için ölçme ve değerlendirme; Programın öncesinde, öğretim anında ve öğretim sonrasında sürekli olarak kullanılır. Özel eğitimde ölçme ve değerlendirmenin amaçları şunlardır:

Bireyin yeterli ve yetersiz olduğu alanları belirlemek

eğitim Programları hazırlamak ve etkisini ölçmek

Bireyin gelişimini her aşamada değerlendirmek

Bireyin gelişimine yönelik geri bildirimde bulunmak

öğrenme güçlüklerini belirlemek

öğretimin ve öğretim materyallerinin etkinliğini belirlemek

Gelecekteki öğrenme süreçlerini planlamaya veri sağlamak

Bireyin bir konuyu öğrenmeye ne kadar hazırlıklı olduğunu belirlemek

Bireyin programda belirtilen kazanımlara ulaşmas aşamasındaki süreci takip etmek ve denetlemek

öğretim sonucunda bireyin ulaştığı en son düzeyi belirlemek

Bedensel Engelliler Destek eğitim Programı’ndaki ölçme ve değerlendirme süreci; kaba değerlendirme, öğretim öncesi değerlendirme, öğretim sürecini (ders saati) değerlendirme, son değerlendirme ve öğretim sonrası (dönem sonu) değerlendirme aşamalarından oluşmaktadır. Her bir aşamada değerlendirmeye başlamadan önce bireyin fiziksel ihtiyaçları (yemek, tuvalet vb. ) mutlaka giderilmelidir. Bireyin ailesinden kapsamlı bir hikye alınmalı ve bu hikaye aşağıdaki bilgileri içermelidir.

Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrasına ait bilgiler

öz geçmiş ve soy geçmişi

Kullandığı ilaçlar

Geçirdiği cerrahi yaklaşımlar

Eşlik eden diğer bozukluklar

Kullandığı cihaz ve diğer yardımcı araç ve gereçler

Aşamalara yönelik ayrıntılı açıklamalar aşağıda verilmiştir. 

değerlendirme amacı ile Kullanolabilecek diğer Yöntemler 

a. Kişisel bilgiler ile hastalığın geçmişi hakkında bilgiler alınması

b. çocuğun yapabildikleri ve yapamadıkları hakkında bilgi alınması

c. çocuğun ailesi ile birlikte Programın uygulanacağı odada gözlenmesi

d. çocuğun doğal ortamında ve oyun oynarken fonksiyonel hareketlerinin gözlenmesi

e. Aileye, gözlem sonuçlar ve uygulanacak destek eğitim Programı ile ilgili bilgi verilmesi

f. Kaba Motor Sınıflandırma Sistemi (GMFCS)

g. Refleks gelişimin değerlendirilmesi

h. Kas sertliçinin (tonus) değerlendirilmesi

i. Duru (postür) ve kas iskelet sisteminin değerlendirilmesi

j. Fonksiyonel hareket kapasitesinin değerlendirilmesi

k. Gerekli yardımcı araç gereç ve cihaz (ortez) yönünden değerlendirilmesi

l. “Ayres Güney Kaliforniya Duyu Bütünlüğü” testleri kullanılabilir.

Kaba değerlendirme

Özel eğitim değerlendirme Kurulu tarafından destek eğitime ihtiyacı olduğuna dair karar alınmış birey için seçilen eğitim ve ilgili kazanımlar, aile ile iş birliği içerisinde bireyin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda, bireyselleştirilmiş eğitim plan (BEP) hazırlamak amacı ile yapılacak olan yüzeysel değerlendirmedir.

Kaba değerlendirme, Kaba Değerlendirme Formu ile yapılır .

Kaba Değerlendirme Formu’nda de bulunan tüm kazanımlar”Bildirimler” sütununa yazılmalıdır.

Kaba değerlendirme yapılırken bireyin kazanım hangi derecede yaptığına değil yapıp yapmadığı ya da bilip bilmediğine bakılmalıdır. Bireyin sorulara ya da yönergelere doğru cevabı “+” , yanlış ya da eksik cevabı “-” olarak Kaba Değerlendirme Formu’nda Evet/Hayır sütununa işaretlenmelidir.

Formda bulunan”Açıklamalar” sütununa ise bireyden tepki alınmadığı takdirde aileden alınan bilgiler, değerlendirme yapılırken farklı bir yönerge kullanıldıysa kullanılan yönerge hakkında açıklamalar yazılmalıdır.

değerlendirme yapılacak ortam bireye uygun şekilde (sesi, masa vb. ) düzenlenmelidir.

değerlendirme yapılırken bireyin tüm tepkilerine uygulayıcının tepkisiz kalması gerekir. Ancak bireyin değerlendirme sürecinde kurallara uyması, göster denildiğinde göstermesi, söyle denildiğinde söylemesi, araçlara bakması, araçları dizmeye ve kaldırmaya yardım etmesi, çalışmaya uygun oturmas ve uygun davranışlarda bulunması gibi olumlu davranışları pekiştirilmelidir.

değerlendirme süresince soru yönergeleri tutarlı bir şekilde verilmeli ve uygulayıcının ses tonu, pekiştirirken kullandığı ses tonundan ayırt edilmelidir.

öğretim öncesi değerlendirme

Kaba değerlendirme sonucunda bireyin BEP’ ine seçilen kazanımların öğretimine başlamadan önce hangi basamakta olduğunu belirlemek amacı ile yapılacak olan ayrıntılı değerlendirmedir.

Değerlendirilecek öğretim amaçları; ölçülebilen, gözlenebilen bir performans veya somut bir ürünle sonuçlanmalıdır.

Ana yönergeler verilirken hangi yönlendirmeleri uygulayıcının sağlayacağı, değerlendirme yapılırken hangi kısıtlamaların etkili olduğu ve uygulanabilir materyaller belirtilmelidir.

Beceri ya da kavram birey tarafından kazanılacak ya da gerçekleştirilecek adımlara ayrılır ve sıralanır. Bu adımlar bireyin yeteneğine dayalı olarak çok küçük ya da büyük olabilir (kavram ve beceri analizleri).

Ele alınan beceri, kavram ya da disiplin alanına ilişkin konunun analizi yapılırken konu küçük alt basamaklara ayrılmal , konunun önce yapılandan sonra yapılana veya sonra yapılandan önce yapılana vb. hangi yöntemle yapılacağı belirtilmelidir.

Her bildirimle ilgili farklı materyaller hazırlanmalıdır.

çalışma sırasında uyulmas gereken kurallar belirtilmelidir.

değerlendirme öğretilmesi planlanmış olan davranışların daha önceden öğrenilmiş olup olmadığını saptamak amacıyla hazırlanmalıdır.

Bildirim, ölçüt ve sorulardan oluşan bir form hazırlanmalıdır.

Analizi yapılan becerinin ya da kavramın her basamak ve varsa alt basamakları”Performans Kayıt Tablosu”nun”Bildirimler” bölümünü oluşturmalıdır.

Bildirimler oluştuktan sonra ölçüt belirlenmelidir. ölçüt, bildirimin asgari hangi düzeyde gerçekleştirilmesigerektiğini belirtmelidir. Bu programda % 100’e karşılık gelen ölçüt”3” tür.

Bildirimlerin belirlenen ölçüt düzeyinde gerçekleşip gerçekleşmediçini belirlemeye yönelik sorular ya da yönergeler hazırlanmalıdır.

değerlendirme yapılacak ortam bireye uygun şekilde (sesi, ışık, masa vb. ) düzenlenmelidir.

değerlendirme yapılırken bireyin tüm tepkilerine uygulayıcının tepkisiz kalması gerekir. Ancak değerlendirme sürecinde kurallara uyduğu, göster denildiğinde gösterdiği, söyle denildiğinde söylediği, araçlara baktığı, araçları dizmeye ve kaldırmaya yardım ettiği, çalışmaya uygun oturduğu ve uygun davranışlarda bulunduğu gibi birey olumlu davranışları için pekiştirilmelidir.

uygulayıcı, değerlendirme süresince soru yönergelerini tutarlı bir şekilde vermeli ve ses tonunu pekiştirirken kullandığı ses tonundan ayırt etmelidir.

öğretim sürecini (Ders Saati) değerlendirme

Bireyin öğretim öncesi değerlendirmesi yapılan beceri, kavram ya da disiplinin hangi basamakta olduğunun belirlenip öğretime başladıktan sonra izlenecek yol ve her ders saati öğretiminin sonunda bireyde görülen gelişmelerin ayrıntılı değerlendirilmesidir.

öğretim sürecini değerlendirmede öncelikle ele alınan becerinin analizi yapılarak Kaba Motor Fonksiyon değerlendirme ölçüt (GMFM) kriter alınarak alt basamaklara ayrılmış olup her basamak 0 ile 3 arasında puanlanacaktır. (0: Başlatamaz. 1: Bağımsız olarak

başlatır. 2: Kısmen tamamlar. 3: Bağımsız olarak tamamlar.) önce Motor Becerilere ait Modüllerde de aynı puanlama sistemi kullanılacaktır.

öğretim sürecini değerlendirme sonuçları, her ders saati sonunda Performans Kayıt Tablosu’nda yer alan”öğretim sürecini değerlendirme” sütununa uygulayıcı tarafındanişaretlenir.

Bir aylık eğitim süresinin sonunda birey için Performans Kayıt Tablosu’nun alt kısmında yer alan”Aile Bilgilendirme” Bölümüne, o ay içerisinde çalışılan kazanımın öğretimi ve kalıcılığının sağlanabilmesi için evde yapılacak tekrarlar ile ilgili açıklamalarda bulunulacaktır.

Performans Kayıt Tablosu’nda kazanımların gerçekleşme süresine bağlı olarak birden fazla kazanım da gösterilebilir. Bir ay içerisindeki öğretimi yapılan kazanımların tamamı, o aya ait Performans Kayıt Tablosu’nda gösterilecektir.

Performans değerlendirme Tablosu’nun bir nüshas ay sonunda imza karşılığı veliye teslim edilecektir. Formun asl ise bireyin dosyasında saklanacaktır.

Her aya ait Performans Kayıt Tablosu ile Dönem Sonu Bireysel Performans Değerlendirme Formu’nun bir nüshası, veli tarafından bir sonraki inceleme için RAM’a gelindiğinde teslim edilecektir.

Son değerlendirme 

Beceri öğretimine yönelik seçilen kazanımlarda, öğretim sürecinin son ders saatinde yapılan değerlendirme, son değerlendirmesi olacaktır. Bu nedenle ayrı bir form hazırlanmasına gerek yoktur. Son ders saatinde kullanılan form son değerlendirme formu olarak belirlenmiştir.

öğretim Sonu (Dönem Sonu) değerlendirme

öğretim Sonu (dönem sonu) değerlendirme, Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formu ile yapılır.

Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formu; Özel eğitim Değerlendirme Kurulu’nca önerilen süre içerisinde kazandırılması amaçlanan kazanımlardan hangilerinin bağımsız olarak gerçekleştiği, hangilerinin öğretiminin başlanmasına rağmen gerçekleşmediği (öğretimine devam edilmesi gerektiği) ve hangi kazanımların öğretimine başlanmadığının gösterildiği ve gerekçelerinin yazıldığı formdur.

Dönem Sonu Bireysel Performans Değerlendirme Formu’nun üst kısmına destek eğitimi verilen bireyin adı soyadı, yaşı, eğitsel tanısı, öğretimin başlangıç ve biti tarihi yazılır.

Dönem Sonu Bireysel Performans Değerlendirme Formu’ndaki”Kazanımlar” başlığı altındaki sütuna; Özel eğitim değerlendirme Kurulunun birey için öğretim süresince kazandırılmasın hedeflediği (BEP’e alınan) kazanımlar maddeler hlinde işlenir.

Kazanımın öğretimine hangi ayda başlanmış ise o ay ile ilgili sütuna; kazanım bir ay içinde gerçekleşti ise”+”, sonraki aylarda devam ediyorsa (kazanım gerçekleşmedi ise)”-” olarak işaretlenir. Kazanımın gerçekleştiği aya”+” konur.

örnek “Ellerini orta hatta getirir.” kazanımına birinci ayda başlanmış ve davranış o ay içerisinde kazandırılmışsa birinci ayda ilgili kutucuğa”+”işareti konulur.

örnek “Ellerini orta hatta getirir.” kazanımına birinci ayda başlanmış ve davranış iki aylık sürede kazandırılmışsa (birinci ve ikinci ayda çalışılmış ve ikinci ayda bitmi ise) birinci aydaki ilgili kutucuğa”-” , ikinci aydaki ilgili kutucuğa”+”işareti konulur.

? Özel eğitim Değerlendirme Kurulu’nca belirlenen öğretim sürecinde kazandırılması hedeflenen (BEP’e alınan) kazanımlardan öğretimine hiç başlanamamış olan kazanım(lar) varsa gerekçeleri ile Dönem Sonu Bireysel Performans Değerlendirme Formu’ndaki RAM Bilgilendirme Bölümüne ayrıntılı olarak yazılır.

1. örnek istem dışı kasılmalar ve kontrolsüz hareketleri nedeni ile”Ellerini orta hatta getirir.” kazanımına başlanılamamıştır.

öğretim süresi sonunda gerçekleştirilen kazanımlar hakkında”RAM Bilgilendirme” Bölümüne Ayrıca açıklama yapmaya gerek yoktur.

Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formu; öğretimi yapan uygulayıcı(lar) ve veli tarafından imzalanır. Öğretim süresi sonunda bireysel inceleme amacıyla rehberlik araştırma merkezine yeniden başvuru yapılırken Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formu ve her aya ait Performans Kayıt Tablosu’nun bir nüshas veli tarafından RAM’a teslim edilir.

ölçme ve değerlendirme için hazırlanan form örneklerive örneklerle ilgili gerekli açıklamalar aşağıda verilmiştir.

BEDENSEL ENGELLİLER DESTEK EĞİTİM PROGRAMI

Vücut Farkındalığı Modülü

Vücut Farkındalığı Modülü

Bedensel Engelliler Vücut Farkındalığı Modülü

PROPRİOSEPTİF siSTEM(VÜCUT FARKINDALIĞI) MODÜLÜ

MODÜLÜN AMACI

Vücut hareketlerini düzgün ve kontroll yapabilme.

KAZANIMLAR

Nesneleri iterek kas ve eklemlere uyar verir.

Nesneleri çekerek kas ve eklemlere uyarı verir.

Elleri üzerinde yürür.

Yüzüstü yatarken elleri üzerinde ba ve gövdesini kaldırır.

gözler açık ve kapalı vücut pozisyonunun farkında olur.

Bara tırmanır.

MODÜLÜN SÜREsi

Proprioseptif (vücut farkındalığı) nün uygulama süresi toplam 160 ders saatidir.

MODÜLÜN UYGULAMASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMALAR

Proprioseptif (vücut farkındalığı) sisteme yeteri kadar uyar almayan bireyler sık düşebilirler. Bu bireyler, hareketlerini düzgün ve kontroll yapamadıkları için nesneleri kırabilir; çevredeki eşyalara sıklıkla çarpabilirler. Bazı bireyler ise; yaz yazarken deftere ve kaleme fazlaca baskı uygular ve çoğunlukla kalemin ucunu kırarlar. Bu nedenle proprioseptif sisteme yönelik hareketlerin uygulanması önemlidir.

Proprioseptif sisteme maksimum uyar sağlayacağıiçin ağır nesneleri ve oyuncakları itme, çekme ve taşıma hareketleri, bara türmanma, dirence karşı yapılan hareketler yapılmalıdır. Bireyin yaş ve ilgisine göre uygun hareketler seçilmelidir.

eğitim yapılırken en kolay aşamadan başlanarak zora doğru ilerlenir ve beceri öğretimi işlem basamakları (model olma, sözel ve fiziksel yardım) kullanılmalıdır.

yapılan hareketlerin evde devamlılık ölçümünü sağlamak için aileye bilgilendirme yapılmalıdır.

Proprioseptif sistem , kaba motor gelişim Programının tüm Modülleri ile birlikte uygulanabilir.

MODÜLÜN SÜREsi

a. AĞIR NESNELER İTME VE ÇEKME

b. ELLERİ ÜSTÜNDE DURMA

Kedi Pozisyonunda Ayaklarla Topa Vurma

Kurbağa Sıçraması

Yengeç Yürüyüşü ELLER ÜSTÜNDE YÜRÜME

D. BARA TIRMANMA

MODÜLDE ÖLÇME değerlendirme

“Proprioseptif Sistem (Vücut Farkındalığı )” modülünde ölçme ve değerlendirme süreci; kaba değerlendirme, öğretim öncesi değerlendirme, öğretim sürecini (ders saati) değerlendirme, son değerlendirme ve öğretim sonrası (dönem sonu) değerlendirme aşamalarından oluşmaktadır. Bu aşamalarla ilgili hazırlanan örnek formlara yönelik açıklamalar aşağıda verilmiştir.

Kaba değerlendirme: Özel eğitim değerlendirme Kurulu tarafından destek eğitimi ihtiyacı olduğuna dair karar alınmış birey için seçilen eğitim ve bireyin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda; bireyselleştirilmiş eğitim plan (BEP) hazırlamak amacı ile yapılacak olan yüzeysel değerlendirmedir.

Bu değerlendirmenin hangi ölçütlere dayalı olarak yapılacağı , soruların-yönergelerin yazılmasında nelere dikkat edileceği, ortamın nasıl olması gerektiği, değerlendirme sonuç nasıl aktarılacağı, uygulayıcının dikkat etmesi gereken açıklamalar bu bölüme yazılacaktır.

öğretim öncesi değerlendirme: (Performans Kayıt Tablosu) Kaba değerlendirme sonucunda bireyin BEP’ ine seçilen kazanımların öğretimine başlamadan önce hangi basamakta olduğunu belirlemek amacı ile yapılacak olan ayrıntılı değerlendirmedir.

Bu değerlendirmenin hangi ölçütlere dayalı olarak yapılacağı , soruların-yönergelerin yazılmasında nelere dikkat edileceği, ortamın nasıl olması gerektiği, değerlendirme sonuç nasıl aktarılacağı, uygulayıcının dikkat etmesi gereken açıklamalar bu bölüme yazılacaktır.

öğretim sürecinde değerlendirme: (Performans Kayıt Tablosu) Ele alınan beceri, kavram ya da disiplinin öğretimi sırasında izlenecek yol ve bunun bir ders saatlik öğretiminin ayrıntılı değerlendirmesidir.

Bu değerlendirmenin hangi ölçütlere dayalı olarak ne zaman yapılacağı (her ders saatinin başında ve sonunda. .. vb. ), soruların-yönergelerin yazılmasında nelere dikkat edileceği, ortamın nasıl olması gerektiği, değerlendirme sonuç nasıl aktarılacağı, uygulayıcının dikkat etmesi gereken açıklamalar bu bölüme yazılacaktır.

4. Son değerlendirme:Beceri öğretimine yönelik seçilen kazanımlarda, öğretim sürecinin son ders saatinde yapılan değerlendirme, aynı zamanda bireyin beceriyi gerçekleştirip gerçekleştirmediçine yönelik yapılacak olan son değerlendirmesi olacaktır. Bu nedenle ayrı bir form hazırlanmasına gerek yoktur.

5. öğretim sonrası(Dönem Sonu) değerlendirme:Her ay sonunda alınan değerlendirmelerin (Performans Kayıt Tablosunun); Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formuna genel olarakişlenmesi ve destek eğitimi Programının sonunda gelinen basamağın belirtilmesidir. Özel eğitim Değerlendirme Kurulu’nca önerilen süre içerisinde kazandırılması amaçlanan kazanımlar maddeler hlinde forma işlenir. Kazanıma hangi ay içerisinde başlanmış ise o ay ile ilgili sütuna şayet kazanım 1 ay içinde sonlandırıldıysa (kazanım gerçekleşti ise)”+” olarak işaretlenir. Kazanım başlandığı aydan sonraki aylarda devam ediyorsa (kazanım gerçekleşmedi ise)”-” olarak işaretlenir. Kazanımın gerçekleştiği aya”+” konur.

Özel eğitim Değerlendirme Kurulu’nca önerilen süre sonunda birey için gerçekleştirilmesi amaçlanan kazanımlardan; gerçekleştirilemeyenler ya da öğretimi yapılamayanlar ile ilgili formun sonunda yer alan RAM bilgilendirme Bölümüne ayrıntılı olarak, öğretime hiç başlanmadı ise bunun gerekçeleri veya başlanmış olmasına rağmen kazanım gerçekleştirilemedi ise hangi alt basamakta kalındışına dair açıklamalar yapılacaktır.

BEDENSEL ENGELLİLER DESTEK EĞİTİM PROGRAMI

Öğrenme Güçlüğü Aile Eğitimi

Öğrenme Güçlüğü Aile Eğitimi

Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programı Aile Eğitimi

Bireyin eğitimi aile ortamında başlar, okulda ve çevrede devam eder. Ailenin en önemli görev ve sorumluluklarından biri, çocuk eğitimine en üst düzeyde katkı sağlamaktır. Ailelerin çocuklarına bilgi ve beceri öğretebilmeleri, ortaya çıkabilecek sorunlarla ba etmeleri, anne-baba-çocuk ilişkisini olumlu yönde geliştirebilmeleri, objektif değerlendirme yoluyla çocuğun potansiyelini ve sınırlılıkların anlamalar için aile eğitimi önem kazanımaktadır. Ailelerin çocuk gelişimindeki sorumlulukların yerine getirmeleri ve verilen eğitime yardımcı olmaları eğitimde hedeflenen davranışların kazandırılmasında oldukça gereklidir.

Özel Öğrenme Güçlüğü olan bireyin okul, Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde verilen eğitiminin ev ortamında da devam etmesi, eğitimde süreklilik ilkesi açısından gereklidir. öğrenilen kavramlarınıve kazandırşlan becerilerin genellenebilmesi için okul, Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi ve aile tutumlar arasında tutarlılık olmalıdır. Aile eğitimi planlanırken aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır:

Aileye Özel Öğrenme Güçlüğünün tanımı, özellikleri, bu bireylerde öğrenmenin nasıl gerçekleştiği ve öğrenmelerini etkileyen süreçler basit bir dille anlatılmalıdır. Özellikle bu durumun bireyin zekası ile ilgili bir problemden kaynaklanmaktadır, öğrenmek için biraz daha fazla zaman ve çabaya ihtiyaç duyduğu belirtilmelidir.

Ailenin çocuğunu anlaması, güçlüklerini kabul etmesi, beklentilerini çocuğunun özelliklerine göre düzenlemesi ve eğitim sürecine katılımının sağlanması çok önemlidir. Bu şekilde anne ve babalar hem kaygılanmaz hem de çocuklarına nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda bilgi, beceri ve deneyim kazanmış olurlar.

Bireyin öğrenme sürecinde aile desteği çok önemlidir. Bu nedenle günlük yaşamda yapılacak bazı etkinliklerin bireyin temel kavramları anlamasına yardımcı olacağını bunun da okuldaki öğrenmesini kolaylaştıracağını aileye anlatmak ve model olarak göstermek gerekir.

Örneğin, sofra düzeninde çatal ve kaşıkların yerini düzenlerken sağ ve sol kavramlarının üzerinde durulması oryantasyon (yönelim) becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Çocuğa organizasyon becerisi kazandırmak için ev ortamının, çalışma, yemek vb. zamanların düzenli olması gerektiği aileye nedenleri ile açıklanmalı gerekirse bununla ilgili takip çizelgeleri hazırlanmalıdır.

Ayrıca ailedeki davranış kuralları birlikte belirlenmeli, kurallara uyulmadığında oluşabilecek sonuçlar konuşulmalı, yaptırımlar bireyin yaşına uygun, yerinde ve tutarlı olmalıdır.

Bireyin çalışmasının sonucunda aldığı notlardan çok gösterdiği çabanın ödüllendirilmesi ve ilerleme hızına sabır gösterilmesi gerektiği de ailelere mutlaka anlatılmalıdır. Bireyin güçlü olduğu alanların belirlenmesi ve bunlarla ilgili okul dışında da etkinlikler yapılması için aileye rehberlik edilmelidir.

Ailelere yönerge verirken aynı zamanda göz temas kurarak dikkat çekmeleri, kullanacaklar yönergelerin kısa ve net olmasına özen göstermeleri konusunda bilgi verilmelidir. Aile eğitimi sürecinde aile üyeleri ile bireysel ve grup görüşmeleri yapılabilir. Sosyal destek grupları oluşturulabilir.

 

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ BEP    ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ    KÜTÜPHANE   ANA SAYFA   İLETİŞİM

Bedensel Engelliler Yüzüstü Modülü

Bedensel Engelliler Yüzüstü Modülü

Bedensel Engelliler Eğitim Programı Yüzüstü Modülü

Bedensel Engelliler Destek Eğitim Programı Yüzüstü Modülünün Amacı

Yüzüstü pozisyonda baş-boyun, üst gövde kontrolün sağlayabilme.

Bedensel Engelliler Destek Eğitim Programı Yüzüstü Modülünün Kazanımları

Yan yatış pozisyonundan dönerek yüzüstü pozisyona geçer.
Sırtüstü yatış pozisyonundan dönerek yüzüst pozisyona geçer.
Bağımsız baş kontrolüünü sağlar.
Kollar ve gövdenin simetrik duruşunu sağlar.
Kollarından destek alarak üst gövdeyi kaldırır.
Vücudunun çeşitli bölümlerini destek noktası olarak kullanır.
Bir elinden destek alarak diğer elini amaca yönelik kullanır.
Çevresiyle etkileşime girmede uygun vücut pozisyonu alır.
Vücut farkındalığı artar.
Gövde ağırlığını elleri ve ön kolları üzerinde taşıyarak ağırlık aktarır. Gövdesini, kollarını ve bacakların kullanarak ilerler (sürünür) ve yön değiştirir.

Bedensel Engelliler Destek Eğitim Programı Yüzüstü Modülünün Süresi

Yüzüstü modülünün uygulama süresi toplam 140 ders saatidir.

Bedensel Engelliler Destek Eğitim Programı Yüzüstü Modülünün Uygulanması

Yüzüstü pozisyona geçiş aşamasında bireyin içinde bulunduğu klinik tabloya (spastik, atetoid, bacaklar daha çok etkilenimli, kollar daha çok etkilenimli, tüm vücut etkilenimli gibi) ve aktif hareket edebilme kapasitesine göre uygulayıcının, uygulayacağı kolaylaştırma ve uyarma noktaları ayarlanmalıdır.

Örneğin, bacaklarında kas kasılması fazla olan bir birey, bacak bölgesinden kasılmayı artırmayacak şekilde desteklenerek yüzüstü pozisyona getirilebilir ya da dönme sırasında bacaklar daha aktif kullanması gereken bir birey için destek verilmesi gereken yerler kollar olmalıdır.

Uygulayıcının, uyarı ve desteği ile sırtüstü pozisyonundan yan yatma pozisyonuna ve yan yatma pozisyonundan yüzüst pozisyona gelirken hızlı olunmamalı; bireyin aktif hareket etmesine olanak verilmeli ve bireyle olan göz temas devam ettirilmelidir.

Yüzüstü pozisyonlamada baş kontrolüü sırasında değişik boy yastıklar, rulolar, üçgen kumaşlar kullanılabilir ya da baş, uygulayıcının, dizleri üzerinde desteklenebilir.

Bağımsız baş kontrolüünün sağlanmasında ayna ve bireyin yaşına uygun görsel ve işitsel uyaranlar kullanılabilir.

Birey yüzüstü yatarken kolların ve bacakların simetrik duruşu ve ön kollar üzerinde baş kontrolüü sağlandıktan sonra eller üzerinde üst gövdeyi yükseltme çalışmalarına geçilmelidir.

Yüzüstü pozisyonda baş kontrolü sağlandıktan sonra ön kollar üzerinde sağa ve sola ağırlık aktarımları ve denge çalışılmalıdır.

Eller üzerinde destekli pozisyonda sağa ve sola denge, omuz stabilizasyonunun (sabitliğinin) sağlanması ve koruyucu reaksiyonların (otomatik tepkilerin) geliştirilmesi önemlidir.

Ön kollar üzerinde iken kolların ve bacakların alternatif ağırlık aktarımı ve öne doğru hareket uyarısı ile ilerleme (sürünme) aktivitesi sırasında harekete uyumlu olarak bireyin başının her iki yana çevrilmesi ve baş hareketlerinden gövde bacak hareketlerinin olumsuz etkilenmemesine dikkat edilmelidir.

Özellikle kas kasılması fazla olan bireylerde bireyin hazır olmadığı aktivitelere zorlanmaması gerekir. Yapılacak her türlü zorlu aktivitenin var olan anormal kas kasılmalarını artırıcı yönde etki gösterebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Yüzüstü pozisyonda eller üzerinde destekli üst gövdenin dik pozisyonda desteklenmesi sağlanır sağlanmaz her iki kolla ileri uzanma, ellerle nesnelerin kavranması çalışmalarına başlanmalıdır.

Baş kontrolünü gerçekleştirebilen bireylerle, ön kollar üzerinde destekli duruşta kitap okuma, yazı yazma, oyun oynama aktiviteleri yaptırılabilir.

Bedensel Engelliler Destek Eğitim Programı Yüzüstü Modülünün İçeriği

a. DÖNÜŞLER
b. BAŞ KONTROLÜ
c. KOL VE BACAK SİMETRİSİ.
ÜST GÖVDEYİ KALDIRMA ÇALIŞMALARI
D. VÜCUDUN DESTEK NOKTALARINI KULLANMA
E. VÜCUT AĞIRLIĞINI AKTARMA
F. SÜRÜNME

Bedensel Engelliler Destek Eğitim Programı Yüzüstü Modülünde Ölçme ve Değerlendirme

“Yüzüstü “modülünde ölçme ve değerlendirme süreci; kaba değerlendirme, öğretim öncesi değerlendirme, öğretim sürecini (ders saati) değerlendirme, son değerlendirme ve öğretim sonrası (dönem sonu) değerlendirme aşamalarından oluşmaktadır. Bu aşamalarla ilgili hazırlanan örnek formlara yönelik açıklamalar aşağıda verilmiştir.

Kaba değerlendirme:

Özel eğitim değerlendirme Kurulu tarafından destek eğitimi ihtiyacı olduğuna dair karar alınmış birey için seçilen eğitim ve bireyin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda; bireyselleştirilmiş eğitim plan (BEP) hazırlamak amacı ile yapılacak olan yüzeysel değerlendirmedir.

Bu değerlendirmenin hangi ölçütlere dayalı olarak yapılacağı, soruların-yönergelerin yazılmasında nelere dikkat edileceği, ortamın nasıl olması gerektiği, değerlendirme sonucu nasıl aktarılacağı, uygulayıcının dikkat etmesi gereken açıklamalar bu bölüme yazılacaktır.

Öğretim öncesi değerlendirme:

(Performans Kayıt Tablosu) Kaba değerlendirme sonucunda bireyin BEP’ ine seçilen kazanımların öğretimine başlamadan önce hangi basamakta olduğunu belirlemek amacı ile yapılacak olan ayrıntılı değerlendirmedir.

Bu değerlendirmenin hangi ölçütlere dayalı olarak yapılacağı, soruların-yönergelerin yazılmasında nelere dikkat edileceği, ortamın nasıl olması gerektiği, değerlendirme sonucunun nasıl aktarılacağı, uygulayıcının dikkat etmesi gereken açıklamalar bu bölüme yazılacaktır.

Öğretim sürecinde değerlendirme:

(Performans Kayıt Tablosu) Ele alınan beceri, kavram ya da disiplinin öğretimi sırasında izlenecek yol ve bunun bir ders saatlik öğretiminin ayrıntılı değerlendirmesidir.

Bu değerlendirmenin hangi ölçütlere dayalı olarak ne zaman yapılacağı (her ders saatinin başında ve sonunda. vb. ), soruların-yönergelerin yazılmasında nelere dikkat edileceği, ortamın nasıl olması gerektiği, değerlendirme sonucunun nasıl aktarılacağı, uygulayıcının dikkat etmesi gereken açıklamalar bu bölüme yazılacaktır.

Son değerlendirme:

Beceri öğretimine yönelik seçilen kazanımlarda, öğretim sürecinin son ders saatinde yapılan değerlendirme, aynı zamanda bireyin beceriyi gerçekleştirip gerçekleştirmediçine yönelik yapılacak olan son değerlendirmesi olacaktır. Bu nedenle ayrı bir form hazırlanmasına gerek yoktur.

Öğretim sonrası (Dönem Sonu) değerlendirme:

Her ay sonunda alınan değerlendirmelerin (Performans Kayıt Tablosunun); Dönem Sonu Bireysel Performans değerlendirme Formuna genel olarakişlenmesi ve destek eğitimi Programının sonunda gelinen basamağın belirtilmesidir.

Özel eğitim Değerlendirme Kurulu’nca önerilen süre içerisinde kazandırılması amaçlanan kazanımlar maddeler hlinde forma işlenir. Kazanıma hangi ay içerisinde başlanmış ise o ay ile ilgili sütuna şayet kazanım 1 ay içinde sonlandırıldıysa (kazanım gerçekleşti ise)”+” olarak işaretlenir. Kazanım başlandığı aydan sonraki aylarda devam ediyorsa (kazanım gerçekleşmedi ise)”-” olarak işaretlenir. Kazanımın gerçekleştiği aya”+” konur.

Özel eğitim Değerlendirme Kurulu’nca önerilen süre sonunda birey için gerçekleştirilmesi amaçlanan kazanımlardan; gerçekleştirilemeyenler ya da öğretimi yapılamayanlar ile ilgili formun sonunda yer alan RAM bilgilendirme Bölümüne ayrıntılı olarak öğretime hiç başlanmadı ise gerekçeleri veya başlanmış olmasına rağmen kazanım gerçekleştirilemedi ise hangi alt basamakta kalındışına dair açıklamalar yapılacaktır.

BEDENSEL ENGELLİLER DESTEK EĞİTİM PROGRAMI

BEDENSEL ENGELLİLER   EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ

ANA SAYFA

İLETİŞİM

Down Sendromlu Kızı İçin Düğün

Down Sendromlu Kızı İçin Düğün Yaptı

“Kızımın bir geline bakışı beni çok üzdü, dedim ki neden olmasın?”

Manisa’nın Soma İlçesi’nde yaşayan down sendromlu 28 yaşındaki Yasemin Erarslan’ın düğün hayali gerçek oldu. Ailesi, Erarslan için damatsız temsili bir düğün yaptı.

Doğan Haber Ajansı’nın (DHA) haberine göre, Soma’da ailesiyle birlikte yaşayan down sendromlu Yasemin Erarslan, küçük yaşlarından bu yana gelinlik giyerek evlenmenin hayalini kurdu. Yasemin Erarslan’ın hayalini, annesi Aynur Erarslan ve babası Kudret Erarslan temsili de olsa gerçekleştirdi. Aile, kendi imkanlarıyla Yasemin’e damatsız temsili bir düğün yaptı. Soma Belediye Düğün Salonu’nda yapılan düğünde uzun zamandan bu yana hayal ettiği gelinliği giyen Yasemin Erarslan, dans müziği eşliğinde babası Kudret Erarslan’la ilk dansını yaptı. Yapılan dans ardından bir süre çalan müzik eşliğinde oynayan Erarslan, daha sonra kendisi için hazırlanan beş katlı düğün pastasını kılıçla keserek, tadına baktı. Ardından Yasemin’e kına yakıldı, halaylar çekildi. Orkestra eşliğinde düğüne katılanlar doyasıya eğlendi.

Mutluluğu yüzünden okunan Yasemin Erarslan, eline aldığı mikrofonla düğüne katılanlarla mutluluğunu paylaştı. Herkese bol bol teşekkür etti. Soma Spastik Çocuklar Derneği’nde eğitim gören Yasemin Erarslan, Kafkas Ekibi Hocası Murat Dolu ile gösteri sergiledi. Gösteri sonrasında salondaki davetliler Yasemin’i ayakta alkışladı.

Yasemin Erarslan’ın annesi Aynur Erarslan, “Kızımın bir geline bakışı beni çok üzüyordu. Dedim ki neden olmasın? Kızımızın hayalini gerçekleştirmek istedim. Onun tek hayali buydu. Böyle mutlu ve eğlenceli bir güne şahitlik eden herkese çok teşekkür ederim” diye konuştu.

Herkes Down Sendromlu Olsa Dünya’da Savaş Kalmaz

Herkes Down Sendromlu Olsa Dünya’da Savaş Kalmaz

Down sendromlu olmak o çocukların değil ailelerinin ve bizim sistemimizin sorunu…

CERRAHPAŞA Tıp Fakültesi, Kadın Doğum Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rıza Madazlı bu hafta Yakın Bakış’ın konuğu. Ülkemizde doktor olmayı, yaşanan zorlukları ve hayatımızı emanet ettiğimiz doktorların, son kanun değişikliği ve planlamalar sonrası yaşadıklarını konuştuk hembir akademisyen hem yıllardır hekimlik yapan hemde doktor yetiştiren bir hoca olan Prof. Dr. Rıza Madazlı ile…

Kadın doğuma bakıldığında Türkiye’deki durum ve profil nasıl?

Kadın doğum tıbbın yorucu bir branşı. sürekli acili olan, ayakta olunması gereken, cerrahisi olan içinde ölümlerinin olduğu anne ve çocuk ölümün olduğu, bire bir senin buna müdahale ederek kurtarabileceğin ağır bir iş. Tabii bu konuda doktorlar da kendilerini iyi eğitmek donanımlı olmak zorunda. Karşı tarafa iyi hizmet vermek zorundalar.

Bir kere öğrendim iş bitti olmuyor yani?

Aynen öyle. sürekli değişen gelişen bir iş. Zorlukları çok olan bir iş. Sisteminde, yanlış olan bir nokta da şu; bütün sistemdeki hataların en son noktada üzerinde toplandığı kişi tek bir şahıs oluyor. Mesela son yıllarda davalar filan Amerika’nın çok kötü bir örneği olduk. En ufak bir şeyde davalarla doktorlar perişan hale getirilmemeli. Sistem onu korumalı, ona yönelik birtakım açılımlar yapılmalı.

Ne yanlışlar var mesela şu an? Gazetede bir haber çıkıyor ve doktora kamu davası mı açılıyor?

Yani tabii açabilir sistem. Doktorlar da tabii ki denetlenmeli. Yaptıkları işlerin etiği açısından da, doğru iş yapmak zorundalar. Ama bir şekilde de bu dava Açmalar bu kadar kolay olmamalı. Sistem de doktoru bir şekilde koruyor olmalı ki doktor da o rahatlıkla kararlar verebilsin.

Çoğaldı mı bu davalar? Mesela kadın çocuğunu düşürdü, doktora dava açabiliyor mu?

Açabiliyor. Düşük doktordan tamamen bağımsız bir şey. Bunun sonucunda doktorda bir kusur bulunur mu? Hayır bulunmaz. Bu durumda doktor bir zarar görür mü? Hayır görmez ama bu dava süreci yıpratıcı bir süreç. Bunları koruyucu mekanizmalar gelişmeli. Tabibler odası, barolar ortak çalışmalı.

Hamilelik süreçlerine bakalım. Neyi yanlış yapıyor hastalar hamile kaldıkları andan itibaren? Evhamları mı takıntıları mı?

Gebelik süreci zor tabii ki. Her aile sağlıklı, kusursuz bir çocuk sahibi olsun istiyor. Biz de istedik çocuklarımız doğmadan önce, herkesin en doğal hakkı. Hekimlerin de bu işleri iyi yapmaları gerekir tabii ancak bu bireysel hekim dışında sistemle de bağlantılı, ana çocuk sağlığı işlerinin gelişmesi gerekir.

Türkiye çok önemli işler becermiş durumda anne-bebek ölümleri gelişmiş ülkeler seviyesine geldi. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ülkelerin milli gelirlerinin oranlarıyla değil, hangi ülkede annebebek ölümü daha azsa bununla ölçülür. Türkiye’de bu konuda gerçekten ciddi adımlar atıldı ve önemli noktalara da gelindi.

Gebelik sürecinde doğal olarak aileler sağlıklı çocuklar ister ama bu sürecin de olumsuzlukları var bu olumsuzluklar da bire bir doktorla alakalı değil, yani doğal olumsuzlukları var. Bunu minimuma indirmek istiyorsun ama sıfıra indirmek söz konusu da değil. Yüzde yüz sağlıklı bir çocuk olacak garantisini kim verebilir, böyle bir teknoloji ve sistem de yok.

Down taramaya yönelik kaynaklar fırsat yaratmak için kullanılabilir

Yüzde yüz sağlıklı bir çocuğa sahip olmak hangi yöntemle mümkün?

Hiçbiriyle. Hepsinin belli oranlarda tespit edebileceği şeyler var. Amniyosentez gibi işler kendi başına da risk taşırlar. Herkese yapılacak şeyler de değil. Dolayısıyla yüzde yüz sağlıklı çocuğa sahip olmak diye bir şey yok bunun tespiti de söz konusu değil.

Amniyo-sentezle kaç hastalığa bakılıyor?

Kromozom hastalıkları… Amniyosentezle elde edilen hücrede kromozomlar tespit edilir. Bunların da tamamı değil ama %99.9’u, küçük delesyonlar tespit edilemeyebilir. Gen ve kalıtsal hastalıklar var; 15 bin tane gen hastalığı var. Bunların 300-500 tanesinin geni biliniyor. Anne karnında kalıtsal bir hastalığa sahip olan çocuğu tespit edebilmek için hangi genin bozuk olduğunu bilmemiz gerekir. Ve bir de bunun dışında fonksiyon anlamında; duyacak mı görecek mi zekâsı nasıl olacak bunları tespit etmek söz konusu bile değil.

En çok görülen anomali down sendromu değil mi?

Evet. Bu sendrom özelliği en sık görülen kromozom anomalisi kabaca 700’de 1 gibi. Anne yaşıyla da riskin arttığı bir durum. Zekâ seviyeleri 70’lerde olan çocuklar bunlar ve kendi içlerinde son derece mutlu ve kimseye zararı olmayan çocuklar.

Aileler bu konuda panik yaşıyorlar ama çocukların bir şeyden haberi yok…

Çok haklısın. Down sendromluların bir sloganı var; “Belki de dünyadaki herkes 21 kromozomlu olsa dünya çok iyi, savaşsız, egoların olmadığı bir yer olur”. Sonuçta bu, o çocukların değil onların anne babalarının sorunu. Benim çocuğum dünyanın en bilmem ne çocuğu olacak iddiasında ailelerin çoğu. Öyle bir sistem ki dünyada bir sektör halinde down sendromu taramaları. Bunlar hep var sonuçta bu kaynakların çoğu yurtdışından geliyor.

Biz ne yapıyoruz, bu çocukları anne karnında tespit edip öldürüyoruz. Çünkü aileler ben öldüğüm zaman bu çocuklara ne olacak kaygısı taşıyor. Tüm bu kaynaklar taramaya ve tespite yönelik, bu kaynaklar aslında bu çocuklara sahip çıkacak sisteme aktarılsa eğitimleri, yaşamaları vs. aileler bunların sokakta kalacağı kaygısında olmasa belki de daha hayırlı bir iş yapılır.

Yurtdışında bakış nasıl?

Mesela Finlandiya’daki bir adamın çocuğun Down sendromlu doğması onu çok ilgilendirmiyor. Çünkü biliyor ki o devlet ona sahip çıkacak. Burada o testi, bu testi yap sonu yok. Bunun bir sakıncası da şu oluyor gebelik öyle bir sürece giriyor ki anne açısından korku dolu bir süreç bu… Gebelik, testlere göreşekillenen bir korkuyla keyfinin çıkarılmadığı bir hal alıyor.

Kaç haftaya kadar test yaptığınızda öldürülüyor bu bebekler?

O da başka bir iş. Bambaşka bir tartışma. Gebeliği öyle yaşıyor ki aileler ben bu imtihandan geçtim tamamladım ve rahatlıyor. Halbuki nedir gebelik? Bir çocuk dünyaya getireceksin, annelik gebelik güzel bir duygu. Keyfini çıkararak geçirilmeli.

Pınar Reyhan ÖZYİĞİT- GAZETE HABERTURK- 24/05/2011

Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi mizde alanında uzman pedagog ve özel eğitim öğretmenleriyle down sendromu bulunan çocuk ve gençlerimize yönelik eğitim ve öğretim çalışmaları yapılmaktadır.

Down Sendromuna Dikkat İçin Yürüyecek

Down Sendromuna Dikkat İçin Yürüyecek

Muğla’nın Bodrum ilçesinde İngiliz uyruklu Andrew Osborn, Bodrum’dan Fethiye’ye kadar toplumun dikkatini Down sendromuna dikkat çekmek için yürüyecek.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde İngiliz uyruklu Andrew Osborn, Bodrum’dan Fethiye’ye kadar toplumun dikkatini Down sendromuna dikkat çekmek için yürüyecek. Bodrum Kalesi önünden yola çıkan İngiliz Andrew Osborn’a Bodrum da yaşayan İngilizler ve vatandaşlar da destek verdi.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde İngiliz uyruklu Andrew Osborn, Bodrum’dan Fethiye’ye kadar toplumun dikkatini Down sendromuna dikkat çekmek için yürüyecek.

Bodrum Kalesi önünden yola çıkan İngiliz Andrew Osborn’a Bodrum da yaşayan İngilizler ve vatandaşlar da destek verdi.

Osborn, yürüyüş öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, toplumda “Down Sendromlu” hastalarına karşı farkındalık yapmak amacıyla yürüyüşü gerçekleştirdiğini söyledi.

Yürüyüş ile ailelere birliktelik duygularına destek vermeyi amaçladığını belirten Osborn, “Bölgedeki Down sendromlu bireyleri, çocukları, aileleri ve dostları bu yolculuğa davet ediyorum. Yürüyüş, 21 Mayıs’ta Fethiye Telmessos anfi tiyatronun önünde son bulacak. Farkındalık yürüyüşü aynı akşam verilecek bir kokteyl ile kutlanacak” dedi.

12 yaşında Daniel Emre ve 17 yaşında Robert Cem isimli iki oğlu olduğunu ve 17 yaşındaki Robert Cem’in Down sendromu olduğunu anlatan Osborn, “20 yıldır İstanbul’da uzman mühendis olarak çalıştım.

Yürüyüş güzergahım normal karayolundan farklı olarak Bodrum, Çiftlik, Mazı, Ören gibi kıyılar da yaklaşık 400 kilometreyi bulan bir güzergah izleyecek.

Yürüyüş sonrasında basılacak olan kitabın gelirleri ise Down Sendromu Derneği yararına bağışlanacak” diye konuştu.
Türkiye Gazetesi 28/04/2011

Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi mizde alanında uzman pedagog ve özel eğitim öğretmenleriyle down sendromu bulunan çocuk ve gençlerimize yönelik eğitim ve öğretim çalışmaları yapılmaktadır.

Down Sendromuna Anne Karnında Çare

Down Sendromuna Anne Karnında Çare

Anne karnında rahatsızlığı saptanan bebeğe kök hücre tedavisi uygulanacak

Antalya’daki jinekoloji kongresinde konuşan uzmanlar, anne karnında rahatsızlığı saptanan bebeğe kök hücre tedavisi uygulanıp birçok hastalığın üstesinden gelinebileceğini belirttiler.

Anne karnındaki bebeğe kök hücre tedavisi uygulanarak, lösemi ve down sendromu gibi birçok hastalığın üstesinden gelinebilecek. Gerektiğinde anne karnında organ nakli bile yapılabilecek.

Sağlık Bakanlığı da, proje aşamasında olan kordon kanı bankacılığıyla, doğan her bebeğin kordon kanını almak için hazırlanıyor.

Antalya Belek’te düzenlenen IX. Türk Alman Jinekoloji Kongresi’nde, 3 günde 20 farklı ülkeden 50’ye yakın yabancı bilim adamı ile 145 Türk bilim adamı sunum yaptı. Kongreyi bin 500 doktor izledi.

80 HASTALIK TEDAVİ EDİLDİ

Doktorlar, jinekoloji alanındaki son yenilikleri de kongre boyunca tartıştı. Türk Alman Jinekoloji eğitim ve Araştırma Vakfı (TAJEV) Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, göbek bağı ve eş denilen plasenta içindeki kanın zengin bir kök hücre kaynağı olduğunu belirterek, bunun devlet tarafından kurulan ulusal bir bankada saklanmasının önemine değindi.

TAJEV Üyesi Dr. Şenol Kalyoncu da ilk kez bu kongrede Sağlık Bakanlığı’nın kordon kanı bankası ile ilgili ciddi bir çalışması bulunduğunu açıkladı. Kalyoncu, proje aşamasında olan çalışmaya göre, doğan her bebeğin kordon kanının ailenin izni ile bakanlık tarafından alınacağını söyledi.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eray Çalışkan ise “Lösemili, Down Sendromlu çocuklara, kordon kanı ile doğmadan erken müdahale edilmesi önemli” dedi.

TAJEV Başkanı Ünlü, göbek bağındaki (kordon kanı) kök hücreler ile şu an yaklaşık olarak 80 kadar hastalığın tedavi edilebildiğini belirterek, kordon kanının yüzde 97’sinin atıldığını ve bu nedenle de hastaların tedavi şanslarını yitirebildiğini söyledi.

Ünlü, “Günümüzde anne-babası bir hastalık için taşıyıcı olan ve bu nedenle anne karnında yapılan tetkiklerde hasta olduğu saptanan bebeklerin daha doğmadan kök hücre ile tedavisi gündeme gelmiştir. Hasta çocuktan, anne karnındayken alınan kanın dış dünyada işlenerek bozuk veya eksik olan genlerin yerine yenisinin eklenmesi, kök hücrelerin farklı organ ve doku yapılarına dönüşmesi için uygun komutlar verilerek, bu kök hücrelerin yine hasta çocuğa, anne karnında geri verilmesi planlanmaktadır” diye konuştu.

GÜL KİREKLO Sabah Gazetesi 10/05/2011

Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi mizde alanında uzman pedagog ve özel eğitim öğretmenleriyle down sendromu bulunan çocuk ve gençlerimize yönelik eğitim ve öğretim çalışmaları yapılmaktadır.

DS Nedir

DS Nedir

DOWN SENDROMU

DS nedir?
Tipik özellikleri nelerdir?
Rahatsızlığın farklı türleri var mıdır?
DS ile hayatını sürdürmekte olan bir çocuk için yaşam nasıl olacaktır?
Bebeğimin dünyaya gelmesi için hazırlanırken farklı birşey yapmam gerekir mi?
Ayrıntılı bilgi için nereye müracaat edebilirim?
Down Sendromou Ne Demektir?

DS, her 1000 doğumdan 1.3’ünde görülen kromozomlara bağlı (kalıtsal) bir olağan dışı durumdur. Bununla birlikte, yaşı 35’in üzerindeki kadınların dünyaya getirdiği çocuklar arasında daha yaygın olduğu gözlenmektedir. Bilinmeyen bir sebepten ötürü, hücre yapısı veya gelişimindeki herhangi bir hata alışılagelmiş 46 kromozomdan ziyade, 47 kromozomluluğa yol açmakta, fazladan gen vücut ve beynin düzenli gelişimini azar azar değiştirmektedir. ABD’de her yıl 5000 kadar DS’li bebek dünyaya gelmekte, DS’lilerin ABD’deki toplam sayısı ise, 250.000 olarak hesaplanmaktadır.

Bu çocuklar, farklı olmaktan ziyade, türüne özgü biçimde bir gelişim sergileyen çocuklara benzerler. Ayrıca, bedensel gelişimleri sırasında toplam nüfusun içinde kişilik, zekâ, öğrenme şekli, dış görünüş, kurallara uyma, espri yeteneği, acıma duygusu, diğer bireylerle kafaca uyum ve davranış biçimi (tavırlar) bakımından büyük bir fark bulunduğunu da göreceksiniz.

Down Sendromu’nun Belirtileri Nelerdir?

DS’li çocuklar, birbirlerine benzemekten ziyade, ailelerine benzerler. Duygu ve davranışlarında kusursuz, oyun ve yaramazlıkta ise yaratıcı ve hayal gücü yüksek olup, ihtiyaç duyulan değişik düzeylerdeki gelir ve barınma imkânları içinde, kendi ayakları üzerinde duracak şekilde yetişirler.

DS, çocuğunuz hakkındaki merak uyandıran yegâne şey olmayacaktır elbette. Unutmayın; çocuk yetiştirmek, hayatınıza düşünemeyeceğiniz bir tat katacağı gibi, aklınıza gelmeyecek zorlukları da beraberinde getirir. Çocuklarımızın ne kadar ilerleme kaydedeceğini artık tahmin bile edemeyiz.

DS rahatsızlığını yaşayan çocuklar, her çocuğun yetişmesine katkıda bulunan bakım, özen ve toplumsal yaşamın içinde yer alma gibi imkânların aynısından yararlanırken, bütün diğer çocuklar için olduğu gibi, okul, okul öncesi eğitim ve eğitimin kalitesi de, sağlıklı akademik beceriler geliştirmede gerekli olan imkânları çocuğunuza sağlamanız açısından büyük önem taşır.

Standart IQ testlerinde DS’lu çocuklar, zekâ geriliği sınırını aşağıya çekecek ılımlılıkta puanlar alırlar çoğu zaman. Ancak, durum böyle olsa da, bu testler zekânın birçok önemli alanını ölçmezler; siz de çocuğun hafıza, iç görü, yaratıcılık ve zekâsı karşısında şaşırır kalırsınız ve ne şanstır ki, bu tür çocuklardaki yüksek öğrenme yetersizliği oranı, bir dizi yetenek ve beceriyi gölgeleyebilir.

DS’lu çocuklar, pahalı sağlık tanıları ile öteki profesyonel müdahalelerin ilk müşterileri olsa da, unutmayın ki, çevrelerinde onları seven, sayan ve takdir eden insanların bulunması her çocuğun hakkıdır.
Böylesi çocukları, her hangi bir kişide ortaya muhtemel olan ya da olmayan birçok fiziksel özelliğinden tanımak mümkündür.

Bazı belirtileri de şöyle sıralanabilir:
İrisinde küçük, beyaz, hilâl şeklinde belirgin Brusfield benekleri olan çekik gözler
Her iki elinde de bulunan tek bir avuç içi çizgisi
Ender görülen, olağandışı bir zekâ
Doğuştan gelen yüksek orandaki kalp yetersizliği (%35-50 oranında). Çocuğunuzun doğumun ilk iki ayını takiben, kalp ekosunun (eko-kardiyogram) alınması gereklidir.
Yurtiçi (ulusal) organizasyonlar, DS’lu çocuklar adına, çocuğunuzun doktoruna iletmeyi isteyebileceğiniz, her türlü bilgiyi içeren kontrol listelerini tedarik ederler.

Rahatsızlığın Başka Çeşitleri Var mıdır?

Down Sendromu’nun belli başlı 3 çeşidi vardır. Bebeğinizde muhtemelen, ya trisonomy 21-kromozomların 21. çiftinde görülen, yumurta, ve sperm gelişimi veya döllenme (fertilizasyon) sırasında vuku bulan bir hücre anormalliğinden kaynaklanan fazlalık vardır.

Ya da %4 kadarı (fazladan olan 21. kromozomun parçalanıp, diğerine yapıştığı Translokasyon’a yakalanmıştır.

Yaklaşık %1’inde ise, sadece bazı hücrelerde kromozom fazlalığının (Trisonomy 21) bulunduğu mozaik bir durum. (Mosaicism) görülür. DS rahatsızlığı olanların %95’inde Trisonomy 21 vardır.

DS’li Büyüyen Bir Çocuğun Hayatı Nasıl Olacaktır?

5 yıl öncesinde bile, normal bir çocuğun fırsatları, DS’li olarak dünyaya gelmiş bir çocuktan daha fazlaydı. DS’li gençler, hayal bile edilemeyecek alanlarda üstün başarılar sergileyebildiklerini ispat etmiş olup, temel programlara entegre olurlarken, kapılar her zaman kendilerine açılmıştır ve açılmaya da devam edecektir. Bir zamanlar, DS’li yetenekli bir aktörle, aktrisin başrolünü oynadığı, yeryüzündeki tüm çocukların potansiyeli hakkında kamuoyunu aydınlatan “Life Goes On” adında bir film de seyretmiştik.

DS’li iki genç adam, Count us In: Growing Up With Down. Syndrome (Bizi de Aranıza Alın: Down Sendromuyla Büyümek) adlı bir kitap bile yazmışlardı. Lou Shaw’un senaryosunu yazdığı, “Oğluna Saygı Duy” adlı sürükleyici filmin başrolünde DS’lu iki kahraman oynamıştır. Aynı şekilde, DS’li iki genç adam da, Cannes 1996 En İyi Erkek Oyuncu Şeref Ödülü’nü almıştı.

Ülkedeki DS’li binlerce genç, hayatlarını şöhretsiz ve yaygarasız bir biçimde yaşamaya devam ederken, yaşadıkları toplumu sadece içinde bulunmakla değişikliğe uğratıp, başkalaştırıyorlar. Hayalleri ve amaçlarına ulaşacak kararlılıkları var. Çevre okullarda, günün birinde iş arkadaşı, komşu hatta yetişkinlikte arkadaş olabilecekleri çocuklarla alışılagelmiş daimi sınıflarda öğrenim görürler. Genç ve yetişkin olanları farklı ve anlamlı işlere girerken, ev geçindirebilir, içinde yaşadıkları topluluğa katkıda bulunabilirler.

Bebeğimi Dünyaya Getirmeye Hazırlanırken Farklı Bir şey Yapmam Gerekir mi?

Biraz dinlenmeyi deneyin. Nasıl hissediyorsanız, öyle davranmakta serbestsiniz. Sizi ve bebeğinizi sevenler de aynı şekilde.
Çocuk doğurmak kolay iş değildir; heyecanınız, ailenize katılacak yeni bir candan kaynaklanır. Tebriklere ve fevkalâde hediyelere lâyıksınız. Ona merhaba demek için vakit kaybetmeyin ve bebeğinizle mutluluğun tadını çıkarın; zira, çok çabuk büyüyorlar.

Down sendromu insanlarda en sık görülen kromozom anomalisi türüdür. Zeka geriliği yapması ve erken yaşta ölüme neden olması nedeniyle önde gelen toplumsal sorunlardan olan Down sendromu olgularının tümü olmasa da önemli kısmı, gebelik döneminde çeşitli tanı yöntemleriyle tanınabilmekte ve ailelere gebeliği devam ettirme ya da sonlandırma seçenekleri sunulabilmektedir.

Down sendromu nedir?

Down sendromu ya da eski adlarıyla “mongolizm” veya “mongol bebek” ilk kez 1866 yılında Dr. John Langdon Down tarafından “özel bir tür zeka geriliği” olarak tarif edilmiş bir sendromdur. Moğol ırkına mensup insanlara çekik gözlülükleriyle benzemeleri nedeniyle Dr. Down bu bebekler için “mongoloid” terimini kullanmış, ancak daha sonra Asyalı bilim adamlarının baskısıyla “mongol” terimi tümüyle terkedilmiştir.

Down sendromunun genetik kaynaklı olduğu baştan beri düşünülmesine karşın bu bebeklerin kromozom haritasının çıkarılması ancak 1959 yılında mümkün olmuştur. Daha sonraki yıllarda Down sendromunun translokasyona bağlı şekilleri ve mozaik varyantı da olabileceği keşfedilmiştir.

Dünyada yaklaşık olarak 660 yeni doğan bebekten biri Down sendromu ile doğmaktadır. Bu haliyle Down sendromu insanlarda en sık görülen malformasyon (yapısal bozukluk) türüdür.

Nasıl oluşur?

İnsan, hücrelerinde 46 kromozom içeren bir canlıdır. Kromozomlar hem insan ırkına ait, hem de bulunduğu canlının bireysel özelliklerine ait bilgileri depolayan DNA yapılı moleküllerdir. Bu DNA molekülleri de vücudun işleyişiyle ilgili bir maddenin (enzimler ya da çeşitli proteinler gibi) üretimine ait bilgiler içeren farklı genleri taşır. Aşağıdaki resimde tümüyle normal bir insan kromozomu haritası görülmektedir (Cinsiyet kromozomları XX olduğundan bu bir kadına aittir).
Normal kromozom haritası
Bu 46 kromozomun yarısı anneden yarısı da babadan gelir. İşte Down sendromu insanlarda normalde anneden bir, babadan da bir olmak üzere iki adet gelen 21. kromozom bilgisinin hücrede üçüncü kez yer almasıyla (Trizomi 21= üç adet 21 numaralı kromozom) ortaya çıkan belirtiler topluluğudur. Bu fazladan kromozom yani DNA bilgisi hücresel seviyede çeşitli genlerin iki kez değil üç kez ifade bulması (overexpression) ve böylece çeşitli maddelerin üretiminde anormallikler oluşmasına neden olur. Bu hücresel düzeydeki anormallikler bebeğin vücuduna yansıdığında karşımıza Down sendromu belirtileri topluluğu çıkar. Aşağıdaki resimde Trizomi 21 yapısı taşıyan bir erkeğin kromozom haritası görülmektedir.
Trizomi 21'li bir bireyin kromozom haritası

21. kromozom bilgisi hücreye fazladan nasıl girer?

21. kromozom bilgisi hücreye direkt olarak 21. kromozomun iki adet yerine üç adet olması şeklinde girebileceği gibi, bu bilgi ek bir kromozom şeklinde değil de başka bir kromozoma eklenmiş şekilde (en sık 14. kromozoma eklenmiş olarak) hücreye girebilir.

Down sendromu olgularının en sık ortaya çıkma şekli (%95) üç adet 21 numaralı kromozom bulunması şeklinde olur. Bu durumda bireyin kromozom sayısı 47’dir ve kromozom haritasında 21. kromozomun üç adet olduğu gözlenir.

%4 olguda ise 21. kromozom hücrede 14. kromozoma eklenmiş şekilde bulunur. Buna da translokasyona bağlı (yer değiştirmeye bağlı) Down sendromu adı verilir. Böyle bir bireyin toplam kromozom sayısı normal olmasına karşın 14. kromozomundan biri 21. kromozomu da taşıdığından diğerinden daha uzun görülür.

Her iki durumda da sonuç aynıdır: “Fazladan” gelen 21. kromozom bilgileri hücresel seviyede yarattıkları olumsuz değişikliklerle Down sendromu ortaya çıkmasına neden olur.

21 nolu kromozom nasıl üç adet olur?

İnsanlarda bulunan 46 kromozomun 44’ü otozomal (bedensel yapı ve işlevlerle ilgili), 2 tanesi de cinsiyet kromozomudur (ön planda cinsiyete özgü işlevlerle ilgili kromozom). Erkeklerin cinsiyet kromozomları XY yapısında, kadınların ise XX yapısındadır.

Üremeyi sağlayan hücrelerde kromozom sayısı yarı yarıyadır. Şöyle ki, spermatosit adı verilen erkek hücreleri olgunlaşma aşamasında mayoz bölünme adı verilen bölünme şekliyle ikiye bölünerek 23, X ya da 23, Y olmak üzere iki farklı yapıda kromozom taşıyan olgun ve döllemeye hazır sperm hücrelerine dönüşürler. Kadınlarda ise bu mayoz bölünme her ikisi de 23, X yapıya sahip olgun ve döllenmeye hazır oosit (yumurta hücresi) oluşumuyla sonuçlanır.

Cinsel birleşme sonucunda döllemeyi Y kromozomu taşıyan spermlerden biri gerçekleştirdiğinde bebeğin cinsiyeti erkek, X kromozomu gerçekleştirdiğinde ise kadın olarak belirlenir.

Down sendromu gelişiminde ise yukarıda anlatılan fizyolojik olaylar zincirinin kadın tarafındaki kısmı bozulur. Mayoz bölünmede herhangi bir nedenle tam ikiye ayrılma gerçekleşmez ve bir oosit hücresi mayozla ikiye bölündüğünde 21. kromozom, nondisjunction (ayrılmama) adı verilen olgu sonucunda bölümlerden birine hiç ulaşamaz. Yani kadının oositleri arasında 24 adet (21. kromozomun ikisini de alan) ve 22 adet (21. kromozomu hiç içermeyen) kromozom taşıyan anormal oositler gelişir. Sperm 22 adet kromozom taşıyan hücreyi döllediğinde gebelik daha fazla devam edemez ve düşükle sonuçlanır. Sperm 24 adet kromozom taşıyan hücreyi döllerse oluşan zigot (embriyo öncesi dönem) 47 adet kromozom taşıyan ve 21. kromozomu üç adet olan “Trizomi 21″yapıya sahip olur.

Nondisjunction (ayrılmama) olayı anne yaşıyla birlikte artış gösterir. Bunun nedeni muhtemelen oositin (yumurta hücresinin) yaşlanmasıdır. Nondisjunction en sık 21. kromozomda meydana gelmekle beraber 18. kromozomda, 13. kromozom da ya da çok ender olarak diğer kromozomlarda meydana gelir. Her bir nondisjunction hücrelerde fazladan bir kromozom bilgisi demektir ve her bir fazla kromozom kendine özgü belirtiler ortaya çıkarır (Trizomi 18 ve Trizomi 13 gibi).

Trizomi aslında sıklıkla düşükle sonuçlanır. Bu “doğal seleksiyon” adı verilen ve doğanın canlı hayatının “kalitesini” sürdürmesinde etkili olan bir süreçtir. Düşük, erken gebelik döneminde olabileceği gibi 20. haftaya kadar gecikebilir, ya da erken doğum ortaya çıkabilir. Bir kısım olgular ise doğuma kadar yaşamaya devam eder ve Down sendromlu bebekler olarak dünyaya gelirler.

Translokasyona bağlı Down sendromu

Dengeli translokasyon taşıyan bir anne ya da babadan bebeğe 21. kromozom bilgileri 3. kez geçtiğinde bebekte translokasyona bağlı Down sendromu ortaya çıkar. Bu tip Down sendromunun özelliği bebeğin kromozom sayısının 46 (yani normal) olmasına karşın 21. kromozomun 3. kopyasını taşımasıdır.

Bebekte translokasyona bağlı Down sendromu spontan(kendiliğinden) olabileceği gibi translokasyon taşıyıcı bir anne ya da babadan da geçebilir. Genlerinde translokasyonu olan anne ya da babanın 45 kromozomu olmasına karşın, tüm genetik materyal translokasyon sonucu varlığını koruduğundan dış görünüşleri normaldir ve Down sendromu özellikleri taşımazlar.

Dengeli translokasyon nedir?

Dengeli translokasyon bireyin kromozomlarından birinin yerinden kalkıp başka bir kromozoma transloke olması (“göç etmesi ve eklenmesi”) durumudur. Örnek olarak 21. kromozomun bir tanesinin yerini terkedip tümüyle 14 numaralı kromozomun bir tanesine eklenmesi verilebilir. Böyle bir birey dış görünüş olarak tümüyle normaldir, çünkü kromozom bilgisi eksik ya da fazla değildir. Ancak bu bireyin kromozom haritası çıkarıldığında bireyin 45 kromozom taşıdığı ve 14 numaralı kromozomunda bir eklentisi olduğu (21 numaralı kromozom) görülür.

Böyle bir birey çocuk sahibi olduğunda bebeğe fazladan 21 numaralı kromozom içeren 14 numaralı kromozomunu verirse bebeğin kromozom sayısı normal olmasına karşın 21 numaralı kromozom bilgisini üç kez taşıması nedeniyle Down sendromu bulguları ortaya çıkar. Birey bebeğine anormal 14 numaralı kromozomunu geçirir ancak 21 numaralı kromozomunu vermezse bebek dengeli translokasyon taşıyıcılığını annesinden ya da babasından almış olur ve Down sendromu belirtileri göstermeden “taşıyıcı” olarak hayatını devam ettirir. Bebeğe normal olan 14 numaralı kromozom ve normal 21 numaralı kromozom geçerse bebek tümüyle normal doğar.

Down sendromlu bebeklerin dış görünüşleri nasıldır?

Bu bebekler doğduklarında tipik bir yüz görünümleri vardır. Baş nispeten ufaktır, artkafa yassı görünür, ense kısa ve geniştir. Burun kökü yassılaşmıştır, kulaklar kafada normalden düşük bir seviyede durur ve gözler birbirinden ayrık ve çekik görünür. Dil ağıza göre genellikle çok büyük olduğundan dışarı taşmış gözükür.

Ense cildi oldukça gevşek olduğundan ensede genellikle boğumlar vardır. Bu bebeklerin tonusları (vücut gerginliği) düşüktür. Parmaklar kısa ve tombuldur ve sıklıkla avuçiçlerinden birinde ya da ikisinde simian çizgisi adı verilen tek bir çizgi vardır. Ellerin serçe parmakları genellikle içe doğru kıvrımlıdır. Bunun nedeni bu parmağın orta falanksının az gelişmiş olmasıdır.

Down sendromlu bebeklerde hangi organ bozuklukları görülür?

Down sendromlu bebeklerde en sık kalp hastalıkları ve sindirim sistemi hastalıkları görülür. Kalp defektinin ağır olması bebeğin henüz doğmadan önce kalp yetmezliği nedeniyle tüm vücudunun şişmesine neden olabilir (hidrops). Bazı durumlarda sindirim sistemindeki defektler tıkanıklıklara neden olur ve bu durumların acil ameliyatla giderilmesi gerekebilir.

Down sendromlu bebeklerde yenidoğan ya da çocukluk çağında lösemi (kan kanseri) daha sık gözlenir.

Down sendromunun birçok aile için en üzücü özelliği bebek büyüdükçe barizleşen zeka geriliğidir. Bunun şiddeti bebekler arasında önemli farklılıklar gösterir. Bu bebeklerin erken dönemlerden itibaren özel bazı eğitim programlarına alınması ile başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Yenidoğanda nasıl tanı konur?
Klinik bulgularla yenidoğanda Down sendromu tanısı koymak genellikle kolaydır. Ancak kesin tanı kromozom analizi yapılarak konur. Kromozom analizi ayrıca Down sendromu’nun “hafif” şekli olan mozaik durumunun belirlenmesinde de önemlidir. Mozaik kromozom yapısına sahip bebeklerde kromozomların bir kısmı normal yapıda olduklarından sendromun tipik özelliklerinin bir kısmı gözlenmeyebilir ve zeka geriliği de daha hafif olur.

Özel eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi mizde alanında uzman pedagog ve özel eğitim öğretmenleriyle down sendromu bulunan çocuk ve gençlerimize yönelik eğitim ve öğretim çalışmaları yapılmaktadır.