Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı özür GRUBUNUN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

TANI ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ

Tel: 0212 320 08 09

özür GRUBUNUN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

yaygın gelişimsel bozukluk, birden fazla bozukluğu içeren genel bir Tanı grubu olup erken çocukluk döneminde ba�layan sosyal etkileşim, dil gelişimi ve davranış alanlarında yetersizliklere sahip olma durumudur. davranış Sorunları, yineleyici, sınırlı ilgi ve davranışları kapsamaktadır. Bu durumlar gelişimin birçok alanını etkileyerek kalıcı ve süreçen i�lev bozukluklarına yol a�arlar.

1980 öncesinde Amerikan Psikiyatri Birliçinin sınıfland�rmas�nda yaygın gelişimsel bozukluklar çocukluk �izofrenisinin bir alt tipi olarak sınıflandırılmaktaydı. Amerikan Psikiyatri Birli�i, 1994 yılında yaygın gelişimsel bozuklukları be bozukluktan oluşan bir grup olarak sınıflandırımıştır. Bunlar;

  1. Otizm
  2. Rett Sendromu
  3. çocuklu�un Dezintegratif bozukluğu
  4. Asperger bozukluğu
  5. Başka türlü Adland�r�lmayan yaygın gelişimsel Bozukluk (Atipik Otizm)' tur .

1. Otizm

Otizm, yaşamın erken dönemlerinde ba�layan ve yaşam boyu süren, sosyal ilişkiler, iletişim, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapma gibi özellikler gösteren n�ropsikiyatrik bir bozukluk olarak kabul edilmektedir. yaygın gelişimsel bozuklukların en iyi bilineni otizm (�nfantil otizm olarak da bilinir.) olup karşılıklı sosyal etkileşimde, sÖZEL iletişimde bozukluklar ve basmakalıp stereotipik davranış ürünt�s ile karakterizedir. �nfantil otizm kavram ilk kez Leo Kanner tarafından 1943 yılında t�p literatürüne kazandırılmış ve 1980'e kadar bu terim kullanılm��tür.

Otizm terimi, zaman içinde yerini, otizm spektrum bozuklukları (ASD-Autism Spectrum Disorders) terimine bırakm��tür. Otizm spektrum bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklarla (Pervasive Developmental Disorders-PDD) e anlamlı olup ileri düzeyde ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik anlamında kullanılmaktadır. Otizm ise bu sınıfland�rma altInda yer alan kategorilerden yaln�zca biridir.

Otizm spektrum bozukluğunun nörolojik nedenlerden kaynakland�� san�lmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu Tanıl bireylerin önemli bir BÖLÜM�nde (yaklaşık %35), beyindeki anormal elektrik hareketlerine bağlı olarak n�bet, istemsiz hareketler, bilin yitimi vb. nörolojik sorunlar da g�r�lebilir. Otizm spektrum bozukluğu bir ruh hastal�� değildir, ancak belirtileri bazı ruh hastalıkların �a�r��türabilir. yapılan bilimsel araştırmalar, otizm spektrum bozukluğunun çocuk yeti�tirme özellikleriyle ya da ailenin sosyoekonomik özellikleriyle ilişkisi olmadığını göstermi�tir.

Otizm spektrum bozukluğunun kal�tsal olabileceği yönünde bulgular vardır, ancak buna yol a�an gen ya da genler hen�z bulunmu değildir. önceki yıllarda otizm spektrum bozukluğunun g�r�lme oranın�n 500'de bir olduğu kabul edilirken son verilere göre otizm spektrum bozukluğunun yaklaşık her 150 çocuktan birini etkiledi�i d���n�lmektedir. Ayrıca, erkeklerdeki yaygınl�� k�zlardan dört kat fazladır. San�ld���n�n aksine, otizm spektrum bozukluğu Tanıl bireylerin çoğunda, farklı düzeylerde zeka geriliği görür. Ayrıca, zeka testlerinde belli alanlar, diğer alanlara k�yasla çok daha geri ��kabilir. Otizm spektrum bozukluğu Tanıl bireylerin pek az�nda (yaklaşık %10), çok güçlü bellek, m�zik yeteneği vb. üst�n özelliklere rastlanır.

Amerikan Psikiyatri Birli�i tarafından 2000 yılında yayımlanm� olan DSM-IV-TR (Ruhsal bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitab ) k�lavuzuna göre yaygın gelişimsel bozukluklar içinde yer alan otizm Tanısın�n konulabilmesi için aşağıda sıralanan belirtilerden en az alt�s�n�n g�r�lmesi gerekir. Ayrıca, bu belirtilerden en az ikisinin sosyal etkileşim Sorunları kategorisinden, en az birer tanesinin ise diğer iki kategoriden (iletişim Sorunları ve sınırlı/yinelenen ilgi ve davranışlar) olması şarttür. Bu belirtilerden en az birinin 36 aydan önce ortaya ��km� olması da bir diğer koşuldur. Otizm spektrum bozukluğu �emsiyesi altInda yer alan diğer kategoriler için daha farklı ölçütler söz konusudur. A�a��da, her bir belirtiye ilişkin ayrıntılıar yer almaktadır:

a. Sosyal Etkile�im Sorunları

Sosyal etkileşim için gerekli sÖZEL olmayan davranışlarda yetersizlik

  • S�ra d�� göz konta� özellikleri: göz konta� hi kurmamak, çok kısa süreli kurmak ya da alışılmadık biçimde kurmak. örneğin, birden bire gözlerini karşısındakinin gözlerine dikmek ve kağırmak gibi.
  • Jest ve mimik kullanımında sınırlılık: konuşurken çok az jest ve mimik kullanmak.
  • Başkalar�na yakla�mada sıra d�� özellikler: Sosyal ortamların gerektirdiği mesafeyi ayarlayamamak:Başkalar�na fazla yakın ya da uzak durmak.
  • Ses kullanımında sıra d���l�k: konuşurken alışılmadık ses kalitesi ve vurgu özellikleri göstermek.

Ya�a uygun akran ilişkileri geliştirememek

  • Arkadaşl�k kurmakta zorlanmak: çok az sayıda arkada�a sahip olmak ya da hi arkada edinememek.
  • Akranlarla etkileşimde bulunmamak: Kendi yaşıtlarıyla oynamada, Konuşmada vb. çok isteksiz davranmak. örneğin, yaln�zca kendisinden çok küçük ya da büyük kişilerle etkileşimde bulunmak.
  • Yaln�zca ÖZEL ilgilere dayalı ilişkiler geliştirmek: Belli kişilerle, yaln�zca belli ilgilere dayalı olarak (favori konularda) etkileşimde bulunmak.
  • Grup içinde etkileşimde bulunurken zorlanmak: � birliçine dayalı oyunların kurallar�na uymakta zorlanmak.

Başkalar�yla zevk, başarı ya da ilgi payla��m�nda sınırlılık

  • Yaln�z olmayı tercih etmek: Başka, genellikle aile üyeleriyle ya da arkada�lar�yla birlikte yaptığı pek çok şeyi (TV izlemek, yemek yemek, oyun oynamak vb.) yaln�z başına yapmayı ye�lemek.
  • Belli olay ya da durumlara Başka dikkatini �ekme çabas göstermemek. örneğin; �ağırt�c bir durum karşısında başkalarınaişaret etmemek, bir şey ba�ardı��nda başkalarıyla payla�mamak vb.
  • SÖZEL �vg karşısında tepki vermemek: Başka kendisine y�neltti�i �vg sözlüeri ya da sÖZEL onaylamalar karşısında çok az tepki vermek ya da hi tepki vermemek. örneğin, ho�nutluk belirtisi göstermemek.

Sosyal-duygusal davranışlarda sınırlılık

  • Başka ilgisi karşısında tepkisiz kalmak: Birileri kendisine seslendiçinde ya da kendisiyle etkile�mek istediçinde tepki vermemek, Duymuyormuş ya da fark etmiyormu gibi davranmak.
  • Başka yaptıklarına karşı ilgisizlik: Ortama birinin girmesi, ortamdan birinin ��kmas , birinin Konuşmaya ba�lamas gibi başka çocukların çok ilgisini �eken bazı olaylar karşısında ilgisiz kalmak; b�yle durumlarda, g�mseme gibi ho�nutluk ya da a�lama gibi ho�nutsuzluk ifadeleri göstermemek.
  • Başka duygularını anlamada yetersizlik: �z�len, a�layan, k�zan, sevinen vb. kişiler karşısında duyars�z davranmak. örneğin, özgün birini rahatlatma çabas göstermemek.
  • İletişim Sorunları

Dil gelişiminde gecikme

  • İki yaşından büyük olup da tek bir sözcük bile s�ylememek.
  • � yaşından büyük olup da iki sözcükl�k basit ifadeler (��Baba git.' vb.) kullanmamak.
  • Konuşmaya ba�lad�ktan sonra basit bir dil bilgisi yapısı kullanmak ya da belli yanlışlar tekrarlamaya devam etmek.

karşılıklı Konuşmada zorluk

  • karşılıklı Konuşma ba�latmada, sürdürmede ve sonland�rmada önemli sorunlar göstermek: örneğin; bir kez Konuşmaya ba�layınca Konuşmayı uzun bir monolog şeklinde sürdürmek ve karşısındakilerin yorumlar�n göz ardı etmek.
  • Konuşma konularında se�icilik: Kendi favori konuları d���ndaki konularda çok zor ve isteksiz olarak konuşmak.

S�ra d�� ya da yinelenen dil kullanmak

  • Başka kendisine s�ylediklerini tekrarlamak.
  • Televizyondan duyduklar�n ya da kitaplardan okuduklar�n , ilişkisiz zamanlarda ve ba�lam d�� olarak yinelemek.
  • Kendisinin uydurduğu ya da yaln�zca kendisine anlam ifade eden sözlüeri tekrarlamak.
  • ağır resmî ve didaktik Konuşma özellikleri göstermek.

gelişimsel düzeye uygun olmayan oyun

  • Senaryolu oyunlarda sınırlılık: Oyuncaklarla evcilik, okulculuk, doktorculuk vb. hayali oyunlar oynamamak.
  • Sembolik oyunlarda sınırlılık: Bir nesneyi başka bir nesne olarak (k�p mikrofon olarak vb.) kullanarak oyun oynamamak.
  • Oyuncaklarla alışılmadık biçimlerde oynamak. örneğin; topu z�platmak yerine Sürekli olarak bir eliyle vurmak, legolar birbirine tak�p bir şeyler yapmak yerine sıraya dizmek vb.
  • Sosyal oyunlara ilgisizlik: Küçük yaşlardayken, ��ce-e' vb. sosyal oyunlara karşı ilgi göstermemek.
  • Sınırlı /Tekrarlayıc �lgi ve davranışlar

Sınırlı alanda, yo�un ve sıra d�� ilgilere sahip olmak

  • �lgi takıntıları: Bazı konulara karşı ağır ilgi duymak ve başka konuları d��layarak Sürekli o konularla ilgili konuşmak, okumak, ilgilenmek vb. istemek.
  • Bazı sıra d�� konulara ağır ilgi duymak. örneğin; astrofizik, u�ak kazalar ya da sulama sistemleri.
  • �lgi duydu�u konularla ilgili ince ayrıntılıar an�msamak: Kendi favori konularındaki en ince ayrıntılıar bile ezbere bilmek.

Belli düzen ve rutinlere ilişkin ağır ısrarcıl�k

  • Belli etkinlikleri her zaman belli bir sırayla yapmak istemek: örneğin, araban�n kap�lar�n hep aynı sırayla kapatmak.
  • günlük rutinlerde değişiklik olmamas�n istemek. örneğin; eve gelirken hep aynı gözergah izlemek ya da eve geldiğinde önce televizyonu a��p sonra tuvalete gitmek.
  • günlük yaşamdaki değişiklikler karşısında ağır tepki göstermek: En ufak bir değişiklik karşısında ağır kaygşlanmak ya da �fke n�beti yaşamak.
  • Değişiklikleri daha kolay kabullenebilmek için meydana gelecek değişikliklerle ilgili önceden bilgi sahibi olmaya gereksinim duymak.

Tekrarlayıc (kendini uyarıcı) davranışlar

  • S�ra d�� beden hareketleri: Parmak ucunda yürümek, çok yavaş yürümek, kendi ekseni etraf�nda dönmek, durduğu yerde sallanmak, farklı bir beden duruşuna sahip olmak vb.
  • S�ra d�� el hareketleri: Ellerini sallamak, parmaklar�n gözlerinin önünde hareket ettirmek, ellerini farklı biçimlerde tutmak vb.

Nesnelerle ilgili sıra d�� ilgiler ve Takıntılar

  • Nesneleri sıra d�� amaçlarla kullanmak: örneğin, oyuncak araban�n tekerleklerini �evirmek ya da oyuncak bebeğin gözlerini a��p kapamak vb. davranışları tekrar tekrar yapmak.
  • Nesnelerin duyusal özellikleriyle ağır ilgilenmek: örneğin, eline aldığı her nesneyi koklamak ya da gözlerinin önünde tutarak ve evirip çevirerek incelemek.
  • Hareket eden nesnelere ağır ilgi göstermek: örneğin; tekerlek ya da pervane gibi d�nen nesnelere, akan su ya da yan�p s�nen ���k gibi h�zl hareket eden gürünt�lere uzun sürelerle bakmak.
  • Nesne takıntıları: Bazı sıra d�� nesneleri (bir silgi ya da küçük bir zincir parçası vb.) elinden bırakmak ya da göz�n�n önünden ayırmak istememek.

2. Rett Sendromu

Rett Sendromu, ilk defa Dr. Andreas Rett tarafından Tanımlanmış, Dr. Bengt Hagberg ve çalışma arkada�lar tarafından 1983 yılında yayınlanan raporla, bir hastalık olarak dünya �ap�nda Tanınm��tür. Rett Sendromu (RS), dünyada çeşitli �rklarda ve etnik gruplarda, ÖZELlikle k�z çocuklarında görülen nörolojik bir rahatsözlü�ktür. Bu sendromun, erkeklerde de g�r�lebilece�i bilinmektedir, fakat erkeklerde g�r�ld���nde bu bebeklerde genellikle d���k, doğum anında �l�m veya anne karn�nda erken �l�m gibi durumlar ortaya ��kmaktadır.

RS'li çocuklar, 6-18 aylık olana kadar normal veya normale yakın bir gelişim gösterirler. Bu süreden sonra çocuk, ge�ici durgunluk veya gerileme sürecine girer, iletişim kurma becerisini yitirir ve ellerini birbirine kenetler. Hemen ardından stereotipik el hareketleri, y�r�y� bozuklukları ve kafa gelişiminde gözle g�r�lebilir bir yavaşlama ortaya ��kar. N�bet ge�irme, uyan�kken düzensiz soluk al�p verme gibi problemlerle de karşıla��labilir.

Rett Sendromu'nun, otizm, beyin felci veya spesifik olmayan gelişme bozukluklarında olduğu gibi te�hisi çok zordur. Dünyada, çeşitli ilkelerde yapılan araştırmalara göre her 23 binde 1 doğumdan, 10 binde 1 doğuma kadar ula�an oranlarda RS'li k�z çocuğu do�maktadır. Bazı çocuklar Konuşma kabiliyetlerini yitirmeden önce tek tek kelimeler kullanmaya ve kelime kombinasyonları yapmaya başlayabilirler. RS'in şiddetinin Bütün hastalar için zor olduğunu tahmin etmek zor değildir.

Apraxia (denge bozukluğu), en temel vücut hareketlerinin yerine getirilmesinde yetersizlik ve RS'in sebep olduğu tüm engelli davranışların gözlemlenebildi�i durumdur. göz�n sabit bak�� ve Konuşma kabiliyeti de dahil tüm vücut hareketlerine etki ederek çocuğun kontroll şekilde hareket etmesini zorla�tür�r. Apraxia ve sÖZEL iletişim becerisinin Eksikliği nedeniyle, zekan�n doğruyu tayin etmesi de zorlağır. çoğu geleneksel test metotlar , ellerin kullanımına ve/veya sÖZEL iletişime gereksinim duyar bu durum RS'li bir çocuk için belki de imkans�zd�r.

RS'te büyüme genellikle yavaştür, birçok RS'li bayan yaşına göre oldukça küçük gürünmektedir. yapılan çalışmalar, doymak bilmez bir i�tahlar varm� gibi g�r�lmelerine rağmen birçoğunun orta dereceden üst sınıra kadar de�i�ebilen oranlarda yetersiz beslenme problemi ile karşı karşıya olduklarını göstermektedir. Buna; yutma zorlu�u, yetersiz besin giri�i, enerjinin dengesiz harcanmas veya v�cudun besleyici g�dalardan yeteri kadar yararlanamamas gibi problemler neden olmaktadır. Bu gibi durumlarda, kilo almasına ve boyunun uzamas�na yardımcı olacak, dikkatini ve etkileşimini geliştirecek tamamlayıc bir beslenme Programı (a��z yoluyla yüksek kalori/kilo ald�rma diyetleri, NG t�p veya gastrostomy butonu) uygulanmalıdır.

Bütün bu zorluklara rağmen, Rett Sendrom'lu bir hasta orta yaşlarına, hatta daha ileri yaşlara kadar öğrenmeye devam edebilir, ailesi ve arkada�lar�yla iyi vakit ge�irebilir. Bütün duygular Hakkında tecrübe sahibidirler, evde veya topluluk arasında sosyal, Eğitim veya e�lence amaçl aktivitelere katıldığıklar�nda, ho ve �ekici kişiliklerini gösterirler.

3. çocuklu�un Dezintegratif bozukluğu

çocuklu�un dezintegratif bozukluğu olan çocuklarda doğumdan itibaren en az iki yıl tamamen normal gelişim kaydedilir. Belirtiler sıklıkla 3-4 yaş arası g�r�lmeye ba�lar. Bu Tanıy koyabilmek için belirtilerin 10 yaştan önce geli�mi olması gerekir. ağır mental retardasyonla ve lokodistrofiyle (ilerleyici çocuk n�rolojisi hastalıkları) birlikte g�r�lmektedir. Ayrıca epilepsiye rastlama olasıl�� da s�ktür. Başlangıç ani veya dereceli olabilir. ilk bulgular, aktivitede art� , huzursuzluk ve anksiyetedir. Daha sonra Konuşma ve diğer yetilerde kayıplar kaydedilir, klinik tablo platoya eri�ir ve sonraki gelişim sınırlı olabilir. eğer ilerleyici bir nörolojik bozukluğun sonucu olarak ortaya ��k�yorsa klinik tablo k�t�le�me hatta �l�mle sonuçlanabilir. Bu psikoza heller demans veya infantil demans da denilmektedir. Otizmdeki gerilemeyle ilişkisi tart��malıdır. Genelde, n�roloji kliniklerinde yatakl tetkiklerle te�his edilir.

öncesinde normal i�lev gören çocuğun 3-4 yaşlarında ba�layan zeka, dil ve sosyal işlevlerinde birkaç ay içinde geli�en deteryasyon (y�k�m)'dur. Tahminen otistik bozuklukların 10'da biri s�kl�kta gözlenir. Erkek/k�z oranı 4-8/1'dir. Sebep bilinmiyor. Konvulzif sendromlar, tuber sklerozis ve çeşitli metabolik hastalıklarla birlikte bulunabilmektedir. çocuklu�un Dezintegratif bozukluğu DSM-IV Tanı ölçütleri şunlardır:

A. Doğumdan sonraki iki yıl içinde yaşına uygun sÖZEL ve sÖZEL olmayan iletişim, toplumsal ilişkiler, oyunlar ve uyumsal davranışların olması ile kendini belli eden gürünü�te normal bir gelişmenin olması

B. aşağıdakilerden en az iki alanda daha önce edinilmi olan becerilerin (10 yaşından önce) klinik olarak önemli ölçüde yitirilmesi.

Bunlar:

  1. SÖZEL anlatüm ya da dili algılama
  2. Toplumsal beceriler ya da uyumsal davranış
  3. Bağırsak ya da mesane kontrol
  4. Oyun
  5. Motor beceriler
C.
aşağıdakilerden en az iki alanda ola�an d�� bir işlevselliçin olması:
  1. Toplumsal etkileşimde nitel bir bozulma (sÖZEL olmayan davranışlarda bozulma, yaşıtlarıyla ilişki kuramama, toplumsal ya da duygusal karşılıklar verememe vb.)
  2. İletişimde nitel bozukluklar (konu�ulan dilin gelişiminde gecikme olması ya da hi gelişmemi olması, bir s�yle�iyi ba�latamama ya da sürdürmede, dilin basmakalıp ve yineleyici bir biçimde kullanılması, çeşitli imgesel oyunlar oynamama vb.)
  3. Motor basmakalıp davranışlar ve mannerizmler de içinde olmak üzere davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici ürüntİlerin olması
4.
Asperger bozukluğu

Asperger Sendromu'nda, tipik olarak otizmli bireylerde görülen sosyal ilişki ve iletişim Sorunlarının yanı sıra sınırlı ilgi alanı görür. çok sınırlı konularda ve dar �er�eveli alanlarda derin bilgilere sahiplerdir, bu nedenle bu çocuklara"küçük profes�r" yak��türmas yapılır. Otizmden farklı olarak zamanında Konuşmaya ba�larlar; ağır bilgi�lik ve el becerilerinde ÖZEL sorunlar görür. Bu çocuklar normal veya üst�n zekaya sahiptirler. Mekanik oyuncaklara çok d��k�nd�rler ve ilgi alanı sınırlı olan insanlarla daha iyi yakınlık kurarlar. Ama�s�zca birtak�m nesneleri toplayabilirler, �z bakım Sorunları yoktur. Eriİkinlikte ise kurallara s�k�ca bağlı, so�uk ve mesafeli insanlar olarak Tanınırlar. Bu bireylerin sosyal hayatında, genelde bir tane çok yakın arkada�lar vardır ve bu kiçinin de sıklıkla dar, kısıtlı ilgi alanı vardır. Duygusal hayatında hep ak�lc ve heyecansız yorumlamalara sahiptir, davranış Sorunları g�r�lebilir, jest, mimik ve vücut dilini kullanmada Sorunları vardır. [Frith, 1991]. Bu sendromda genetik ilişki sıklıkla baba ve o�ul arasında kurulur. Otizm ve Asperger Sendromu birbirine d�n��ebilir bir nitelik tağır.

Asperger Sendromu'nun klinik özellikleri ��yle sıralanabilir: Normal dil gelişimi, normal zeka ve hatta bazen üst�n zekaya sahip olma, beceriksizlik, bilgi��e, ders veriyormu gibi Konuşma tarz , antisosyal �iddet içeren davranışlar g�r�lmektedir. G�r�lme s�kl�� 1000'de 1'dir. Erkeklerde 2-4 kat daha fazladır. Tanı genelde 5 yaş civarında konabilir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu ve depresyonla e zamanl görür. ÖZELlikle dede ve babalardan ailevi ge�i görür.

5. Başka türlü Adlandırılamayan yaygın gelişimsel Bozukluk (Atipik Otizm)

Atipik otizm, dil ve sosyal iletişimle ilgili sorunlar, dilin amaca yönelik kullanımındaki sorunlar, ağır �ekingenlik, ağır utanga�l�k, gündelik ve ÖZEL yaşamında belli ilkelere ağır kat yaklaşım ve bağlıl�k gibi durumlarla ilişkili olarak göz önüne al�nabilir. Bazı kişilik tipleri ve bozuklukları (�izoid kişilik, �izotipal kişilik, �ekingen kişilik) yine atipik otizmle ilişkili olabilir, fakat farklar vardır. örneğin, �izoid kişilikler toplumsal ilişkileri anlar, ÖZELlikle istemezler. Buna karşın otizmli bireylerde ilişki kurma arzusu olduğu, ama beceremedikleri ileri s�r�lm��tür.

Atipik otizmle tipik otizm arasındaki farklar oldukça tart��malıdır. Araştırmalar ve sonuçlar yeterli olmasa da elde edilen belli bulgular vardır. Tipik otizmde, Tanı kalıcıd�r. Hafiften ağıra giden bir yelpazesi vardır. Dil sorunu bazı olgularda dÖZELir, ama çoğu kez kalıcıd�r. Kendine zarar verme davranış s�ktür. Ya , cins, ailede benzer durum özellikleri ve iletişim sorunu temelde atipik otizmle aynıd�r. Stereotipilerin ağırl�� , s�kl�� , şiddeti küçük yaşlarda atipik otizmle aynı olabilir ve ilerleyen yaşa rağmen değişmeden kalıcı olabilir. Zeka en ağırdan en hafife kadar değişen düzeylerde geri olabilir. Dar ilgi alanı, tak�nt�l davranış, duysal belirtiler atipik otizmde görülenle aynı olabilir. Ge y�rüyebilir. �z bakım Sorunları belirgindir ve ilerleyen yaşa rağmen kalıcı olabilir. Buna karşın atipik otizmde ilerleyen yaşla Tanı de�i�ebilir ve bir kişilik ÖZELliçine d�n��ebilir. Otizm belirtileri zamanla kaybolabilir; iyi Eğitimle ve elveri�li şartlarda tamamen normale dönebilir. ağır formu yoktur ve hafif otizmden ayrılması zordur. Bu nedenle normal gelişimin bir parçası olarak g�r�lebilir. Otizme özgü davranışlar belirli durumlarda (zorlanma) a���a ��kacak şekilde maskelenebilir veya değişik gürünümler altInda gizlenebilir (yalanc d��a d�n�kl�k vb.). Mizah anlama ve oluşturmada, karşı cinsle ilişki ba�ta olmak üzere insan ilişkilerinde hep ciddi sorunlar yaşan�r. Dil sorunu varsa kısa sürelidir; sonuç olarak dözgün gramer ve fonoloji ile konuşurlar. Kendine zarar verici davranış g�r�lmez. Belirtiler �iddet ve bir araya geli yo�unlu�u açısından, toplumsal yasayı ve düzeni bozacak şekilde belli bir sınır a�maz. Genel gelişim e�risi elveri�li şartlar altInda dÖZELme yönündedir. öğrenme Sorunları olabilir ve okul Sorunları yaşan�r. Stereotipik (tekrarlayıc ) hareketler ilerleyen yaşla sebat etmez. Dar ve yo�unla�m� bir ilgi alanı vardır, ancak toplumsal a��dan daha anlamlı bir konuda (mesleğinde vb.) bu durum başarıya neden olabilir. Tak�nt�l davranış, rit�eller atipik otizmde daha belirgin olabilir. Panik ataklar s�k g�r�lebilir.

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı özür Grubunun Tanımı ve Özellikleri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Düzeyi Amaçları Açıklamalar
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Yapısıı
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı öğrenmeve öğretme süreci
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Ölçme Değerlendirme
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Aile Eğitiminin Planlanması
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Eşleme Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Taklit Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Yönerge Takip Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Görsel Destek Kullanımı
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Alıcı Dil Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı İfade Edici Beceriler
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Oyun ve Müzik Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Özbakım Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı günlük yaşam Becerileri
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Motor Beceriler
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Sosyal Beceriler
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı Okuma Yazma

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı - Matematik

Destek Eğitim Programları I yaygın gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitim Programı I Öğrenme Güçlüğü I Anasayfa
Bilgi Bankası I Özürlü Hakları I Özel Eğitim Kanunu I İletişim
Bu sitedeki tüm bilgiler sizleri aydınlatmak amaçlı olup tedavi niteliğinde değildir. ÖZEL Tanı Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi yazılan yazılardan yola çıkarak uygulanan tedavilerdeki doğacak aksaklıklardan sorumlu tutulamaz. Bu sitenin tüm içeriği Tanı Özel Eğitim Merkezi tarafından hazırlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltıp dağıtılamaz ve yayınlanamaz. Tüm Hakları saklıdır
Tanı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Talatpaşa Mahallesi Emirgazi Caddesi Zümrüt Sk. No:2/2 Okmeydanı Kağıthane / İstanbul
Tel: 0212 320 08 09 - e-mail:taniozelegitim@gmail.com
reklam ajansı